>

Temmuz ayında BBC’de okuduğum bir haberi unutmadım. Tayland’ın kuzey doğusunda, fakir bir yer düşünün, Kampang. Sakinleri geçimlerini çiftçilikten kazanıyorlar. Bu kasabanın bir de orta okulu var. Bu sıradan orta okulun ise sıra dışı bir uygulaması var: fiziksel olarak erkek doğmalarına rağmen kız olduklarına inananlar ve o şekilde davrananlar için özel tuvalet. Bahçede kız ve erkek tuvaletlerinin arasında yarı kadın, yarı erkek mavi-kırmızı işaret panosu ile gururla yerini almış. Tayland’da transseksüel oranının yüksek olduğunu ve çok küçük yaşlardan itibaren başladığını, günlük hayatta sık sık rastlanan bir durum olduğunu, hatta cinsiyet değiştirme ameliyatlarının sağlık endüstrisinde önemli bir yer tuttuğunu, göreceli olarak ucuz olduğunu ve tüm dünyadan kişilerin bu ameliyatı olmak için Tayland’a geldiklerini daha önce de okumuştum. Ama gene de insanoğlunun başka uzak beldelerde farklı olana göstermiş olduğu hoşgörüye hayret ederek haberi okumaya devam ettim.

Okul müdürü her sene okulda, çift cinsiyetli olduğuna inanan ve ileride cinsiyet değiştirerek kız olmak isteyen %10 ila %20 arasında öğrenci olduğunu belirtiyor ve durumu şöyle açıklıyor:
“Erkekler tuvaletine her girdiklerinde alaya alındıklarından, kızlar tuvaletini kullanmaya başladılar. Kızlar bundan rahatsız oldular. Canları sıkılan çocukların ise okul başarıları etkilenmeye başladı.”
Dolayısıyla okul idaresi çözümü bu öğrencilere özel yeni bir tuvalet inşa etmekte bulmuş. Bu girişim hem veliler, hem de öğrenciler tarafından çok sıcak karşılanmış.

Peki o zaman diyorsunuz, bu yaştaki çocukların bu kararı vermeleri için çok erken değil mi? Bu soruyu okul müdürü şöyle yanıtlamış:
“35 seneden beri Tayland eğitim sisteminin içinde çalışıyorum. Bu durumda bir çok erkek çocuk gördüm ve hiç birinin tutumu değişmedi. Bir çokları, yetişkinlikte cinsiyet değiştirme ameliyatına başvururken, diğerleri ise homoseksüel olarak yaşamlarını devam ettiriyor.”
Röportajı yapan muhabirin geçen sene Bangkok’ta uluslararası bir otelin gece kulübüne girişi engellendikten sonra cinsiyet değişikliği yapanların haklarını savunma kampanyalarına katılan bir transseksüel ile yaptığı görüşmeden aktardıkları ise şöyle:
“Çocukların bu yaşta kendilerine ait özel yerlerinin bulunması iyi bir şey. Ancak hoşgörü, kabul anlamına gelmiyor. Eğlence, kozmetik, medya sektöründe ya da fahişelikte yeterince kolay iş bulabilmelerine rağmen, bir transseksüelin bankacı ya da avukat olabilmesi çok daha zor. En büyük şikayet ise ameliyat ile cinsiyet değiştirmiş olmalarına rağmen yasal statülerini değiştirememeleri. Geçen sene, kimliklerdeki cinsiyet hanesinin değiştirilmesine yönelik yeni bir yasa taslağı oluşturuldu. Ancak hala onaylanmadı.”
Reklamlar