>

Almış olduğum müşteri memnuniyeti eğitimlerinden hiç unutmadığım bir öğreti varsa o da şudur: Memnun müşteri memnuniyetini üç arkadaşı ile paylaşır, memnun olmayan müşteri ise şikayetini en az on kişiye anlatır. İstatistiklerle kanıtlanmış. Birisi bunu söyleyene kadar hiç düşünmemiştim. Doğru ya parasını ödediğimiz bir hizmet ya da ürün ile ilgili kötü bir deneyim geçirmişsek eğer, yapmadığımız yaygara kalmaz, her yere yazar çizeriz, internetten mesaj dolaştırırız bazen o da kesmez mahkemeye verir sonuna kadar hakkımızı ararız. Tabii ki arayacağız.
Ancak memnun kaldığımızda da biraz daha fazla söylesek fena mı olur?
Geçenlerde kızım arkadaşları ile Nişantaşı’ndaki Kahve Dünyasında bir şeyler içip sohbet etmişler. O arada da bol bol fotograf çekip eğlenmişler. Çıkarken de kızım makineyi (yarı profesyonel) orada unutmuş. Biz bunu olayın üzerinden tam bir hafta geçtikten sonra yeniden fotoğraf çekmek isteyip, makineyi bulamayınca fark ettik. Yiğitliğe kaka bulaştırmak istemeyen kızım unutma olayını kesinlikle inkar ederek evde kaybolmuş olacağında ve bir müddet sonra kendiliğinden ortaya çıkacağında ısrar etti ise de, üstelemelerime dayanamayıp üzerinden 1 hafta geçmiş olmasına rağmen söylene söylene Nişantaşı Kahve Dünyasına kadar gitmek zahmetinde bulundu. VEEEEEE fotograf makinesi ile geri geldi. Meğersem, onlarda 1 haftadır bekliyorlarmış gelip sormalarını.

Diyeceğim odur ki, kalıplaşmış klasik senaryolar her zaman tutmaz. İnsanın aklına gelen her zaman başına gelmez. Yolunuz Nişantaşı’na düşerse eğer, bir de bizim için Kahve dünyasına uğrayın ve o gün içilen limonatalardan bir bardakta siz için, serinleyin.
Reklamlar