>Bazı kitaplar ve yazarlar vardır ki okumuş olduğunuz döneme ya da yaşa göre size farklı okumalar sağlayabildikleri için değerlerinden kaybetmezler.
Kafka’nın Değişim (Metamorfoz)’u da bunlardan bir tanesi. Bir sabah, içi insan, dışı dev bir hamam böceği olarak uyanan Gregor Samsa’nın hikayesi. İlk okuduğumda Kafka’nın hayal gücüne hayran olmuş, hikayenin sonunu merak ederek bir çırpıda bitirmiş, ancak bir parça hayal kırıklığına da uğramıştım. O zamanlar benim için mutlu sonlar önemliydi. Hikayenin bazı yerlerinde zaman zaman çok eğlenmiş, gülmüştüm. Bu hikayeden bir film yapmak isteseydim, kesinlikle absürd komedi olurdu.

Bugünlerde kitabı yeniden elime aldım. Sayfaları çevirdikçe Gregor Samsa’nın toplumun diğer üyelerinden farklılığını kabullenme sürecini, yaşama tarzını, ailesinin sevgili üyeleri ile teker teker iletişim kurmaya çabalamasını, aldığı sert tepkilere rağmen onlara empati duymasını içim burkularak okudum. Üstüme bir hüzün çöktü.
Ben bu hikayeyi okuyordum ama aklım başka hikayeler düşünüyordu. Bir türlü birbirleriyle iletişim kuramayan karı, koca, anne, kız, iki yazar, iki insan, iki ülke, iki kültür, bir çok kültür…

Kafka’nın Değişim’i yaşayan ve yaşatan bir kitap. İletişim ve kopukluğu üzerine yazılmış en iyi hikayelerden bir tanesi. Son sayfasını da çevirdim ve 10 sene sonrasına randevulaşarak kitaplığımdaki yerine yerleştirdim.

Reklamlar