>
Bir yerden bir yere gitmenin neredeyse “seyahat” kapsamına girdiği şu güzelim İstanbul’umuzda yeni keşfettiğim bir otobüs seferini paylaşmak istedim. Bir kere kriz nedeniyle taksi ve dolmuş ücretleri yakar oldu. Özel araba kullanmak ise hem pahalı, hem de çeşitli otopark sorunları yüzünden hiç makul değil. Otobüs tercih ederek çevreye de kendi çapınızda bir katkıda bulunmuş oluyorsunuz. Üstelik trafikte arabayı kullanan sizseniz, kitap, dergi okumak gibi, başka bir şey yapma imkanınız da pek yok. Halbuki otobüste hiç bir şey yapmasanız, etrafınızı seyreder, insanları dinlersiniz. İstanbul’un tüm olumsuzluklarına rağmen boğaz köprüsünden geçerken boğazı seyredebilmek, bir an için bile olsa günün tüm stresinden uzaklaştırıyor. Denemesi 2,6 lira.

Diyelim Göztepeden Akmerkez’e gideceksiniz. Kadıköy’e inip 125’e binmek mümkün. Akmerkezin tam önünde inersiniz. Dönüşte de aynı şekilde. Ya da, Göztepe’den karşı kıtaya geçen her hangi bir otobüse atlayın. Köprü durağında inin ve 125’i bekleyin. 125’in Kadıköy’den kalkıp köprü durağına gelmesi yaklaşık 1/2 saat. Bu da mümkün. Aylık kartı olanlara şiddetle tavsiye edilir.
Diyelim, Capitol’de alışveriş yapıyorsunuz. Beğendiğiniz elbisenin size uyan bedeni Akmerkez mağazasında. Getirmelerini beklemek istemiyorsunuz. Capitol’ün önünden geçen 125’e binin ve istediğiniz elbiseye hemen kavuşun.
Ya da, diyelim hava güzel ve hisara, bebeğe gitmek istiyorsunuz. Yürümeyi de çok seversiniz. Gene 125’e binin, son durak hisarüstünde inin ve oradan yürüyerek daracık yemyeşil eski yollardan geçip yokuştan aşağı inin. Manzara ve temiz hava da cabası. Fotograf meraklıları, makinenizi yanınıza almayı unutmayın. Dönüşte yokuş yukarı çıkmak işkence olur, sahilden devam edin.

İnternetiniz var ise, evden çıkmadan önce iett’nin sitesinden 125’in saatlerini ve tüm duraklarını öğrenin. Tedbirli olmak her zaman iyidir. Yaklaşık 1/2 saatte bir sefer var. Önemli bilgi: otobüste daima oturacak yer oluyor.
“İyi seyahatler”

Reklamlar