>

Dün sokaklarda gezerken bir ara gözüm Julia Roberts’ın yeni vizyona giren filmi “Sahtekarlar”ın afişine takıldı. Bu film kaçmaz diye düşündüm. Bir kere Julia Roberts’ı çok severim. İki elim kanda olsa filmlerini seyretmek isterim. İkincisi bu bir soygun filmi. Kadın eski CIA ajanı. Adam eski MI6 ajanı. Ve birlikte bir servet çalıyorlar.

İyi yapılmış soygun filmlerine bayılırım. Kriz zamanı vizyona girmesi de bana kalırsa oldukça yerinde olmuş! Ocean’s Eleven’ın üçlemesine bakılırsa soygun filmlerini severek seyreden bir tek ben değilim. Buradaki çelişki aslında dikkate değer. İnsanoğlu işte, her ne kadar namusumuzla yaşamaya yönlendirilsek, çalmanın çırpmanın ahlaksızlığını bilsek de, iyi planlanmış bir soygun çoğumuzun hayalinde yatıyor. Biz bu işi beceremesek ya da yapmak istemesek bile yüzünün akı ile bu işi becermiş olanların hikayelerini zevkle seyrediyor ve okuyoruz. Yoksa bunca film yapılır mıydı, bunca kitap yazılır mıydı?
Julia Roberts ve Clive Owen’ın bu filmi de umarım soygun filmi hayranlarının heveslerini kursağında bırakmaz. Ve şu dar zamanlarda 90 dakikacık bile olsa bize tatlı hayaller yaşatır.
Reklamlar