> Çarşamba günleri bizim ailecek faaliyet yapma günümüz. Herkesin bir kursu var. Hepsi de Avrupa Yakasında. Biz oturuyoruz Asya yakasında. Çarşamba akşamları bir de Digitürk’te Lost’un yeni sezonu başladı, biliyorsunuz. Hepimiz müptelasıyız. Panik içinde yetişmeye çalışıyoruz. Kıl payı eve giriyoruz. Bu çarşamba yine öyle, üstelik 5 dk geç kalmışız. Lost başlamış.

Kapıyı acele ile açtık. Elimizdekileri hemen girişe fırlattıktan sonra, doğru salona koştuk ve televizyonun düğmesine bastık. Ayakkabıları bile hemen oracıkta çıkarıp, salonun ortasına fırlattık. Hepimiz bir kanepeye serilmiş vaziyetteyiz.

Dizinin bitmesine yakın, şu fotograftaki kediciklerimizden arkada olanı, anne, bir türlü öğrenemediği ismiyle Yaz, lakabı Minu olan, aniden geldi göğsüme tırmandı. Yüzünü suratıma iyice soktuktan sonra öyle bir canhıraş miyavlama koparttı ki, ne olduğumu şaşırdım. Kediyi elime almamla birlikte, ellerim bir garip ıslandı. Bir de baktım ki, poposundan acayip sıvılar akıyor. Pembemsi, mat, koyu. Hemen aldık gece-acil veterinere götürdük. Meğersem rahim itihabıymış. O akanlar da iltihapmış. Valla abartmasız yarım su bardağı dolduracak kadar iltihap aktı o gece sabaha kadar. Hemen antibiyotik iğnelerine başlandı. 3 gündür yediği iğneler sonucu dün akşam keyfi yerine geldi. Ama ne korktuk, anlatamam. Bir de en güvendiğimiz, en sevdiğimiz, bugüne kadar bütün hayvanlarımızla ilgilenen veterinerimiz Güçlü Gülanber, herkese gözü kapalı tavsiye ederim, Şanghay’da olmasın mı o gece… Hayvanlarda akupunktur tedavisinde uzman olduğundan sık, sık yöreye gidip geliyor. Neyse şu an herşey yolunda gibi gözüküyor. Veterinerimizde Salı günü gelecek, kontrola gideceğiz. Dolayısıyla içim birazcık olsun rahatladı.

İkinci konu Tolstoy’un Anna Karenina’sını yeniden okumaya başladım. Bana göre Tolstoy karakterlerini çok net çizen bir yazar. Ayrıca gözlemleri ve analizleri de oldukça doğru ve gerçekçi. Kitabın hemen ilk sayfalarında Stepan Arkadyeviç’i tanıttığı sırada bakın neler demiş.

Üç yıldır mahkeme başkanıydı Stepan Arkadyeviç. Çalışma arkadaşlarının, emri altındaki memurların, amirlerinin, iş gereği ilgisi bulunan herkesin sevgisinden başka saygısını da kazanmıştı. Stepan Arkadyeviç’in iş hayatında herkesin saygısını kazanmasını sağlayan başlıca üç özelliği vardı.

Birincisi: Kendi noksanlarını bildiği için herkese karşı hoşgörülü davranırdı.

İkincisi: Gazetelerde okuduğuna benzemeyen, yaradılıştan bir özgür düşünürlüğü vardı; bu yüzden kim olursa olsun herkese eşit davranırdı.

Üçüncüsü: En önemlisi de buydu. Görevini pek önemsemezdi. Bundan dolayı da kendini hiç bir zaman ona kaptırmaz, yanlışlık yapmazdı.

Reklamlar