>

Dışarda hava gene güzel. En son ne zaman yürüyüşe çıktığımı hatırlayamıyorum bile. Bizde sakatlar evlere kapanır ya. Zavallılar hiç bir yere çıkartılmazlar. Konu komşu görecek ayıp olcak diye. Dolayısıyla fiziksel sakatlıklarına bir de zihinsel sakatlıklar eklenir gariplerimin. Benimkisi de hem biraz öyle hem de farklı bir durum. Allaha şükür bedensel sakatlığım yok ama, bu şekilde eve kapanıp yazmaya devam edersem çok yakında zihinsel durumlarımda uç noktalarda değişikliklerin baş göstereceğini hissediyorum. Beynim için için kaşınıyor.

Kaşıntı deyince aklıma geldi. Kedinin ameliyat yeri öyle bir kaşınıyor ki anlatamam. Tabii kaşımasın diye kafasına huni takılı. Bu huniler farklı huniler. Bir kere şeffaf, etrafı görebilsinler diye. İkincisi bu huniler yalanmalarını engellemek amacını gütseler de, aynı anda yemek yemek, su içmek, tuvalete gitmek, dolaşmak, yatağa zıplamak gibi diğer kedice faaliyetleri de engelliyor.

Mesela geçen akşam balkona çıkmak istedi. Tuvaleti balkonda durduğundan. Tesadüfen oradaydım. Önce duvara tosladı. Sonra kapıya. Ardından da tuvaletine girmek isterken huninin alt kısmı taş dolu tasının kenarına takıldı ve geriye doğru popo üstü oturdu. Bazen bakıyorum ve çok acıyorum. Durumuna.
Bu sabahta bizim yatağa atlamak isterken huninin yine alt kısmı kenara takılınca, yatağın üstüne sıçramayı beklerken aynı hızla yere düştü. Hem komik, hem içler acısı anlayacağınız. Üstelik gün boyu aç ve susuz.
Ancak bu ameliyat sonrası yara izi kaşıntısı öyle bir meret ki kediyi yemek ve su tasının önüne getiriyorum, oturtuyorum. Sonra kafasındaki o huniyi çıkarıyorum. Bütün gün aç ve susuz kalmış olsanız siz ne yaparsınız? Ben olsam önce suya, sonra da mamaya atlarım. Tabii ki hayır. O yalanmaya ve kaşınmaya başlıyor. Ben de acilen panik içerisinde ameliyat yeri bozulmasın diye tekrar huniyi kafasına yerleştiriyorum. Hadii. Yeniden başa döndük. Bir adım ilerleyemedik. Çok merak ediyorum. Acaba bu kedi bu durumda bir hafta daha yaşar mı? Çünkü dikişler bir hafta sonra alınacak ve işte o zaman bir daha huniyi takmayacak.
Dün gece biz uyurken nasıl, yaptı etti bilmiyorum, huniyi çıkarmış ve iki dikişini yalayarak alıvermiş. Bizimkisi masrafsız kedi, kendi dikişini kendi alabiliyor. Neyseki, şimdilik yarada pek bir açılma görülmüyor. ÖFFF. Bu aralar bu kediye taktım. Biran evvel iyileşse de ben de eski huzuruma kavuşsam.
Yukarıdaki fotografta kutusunun içinde, hunisi kafasında, melul, melul veterinerin gelip antibiyotik iğnesini yapmasını bekliyor.
Reklamlar