>

Kendimi bildim bileli etrafımdakileri gözlemlerim. Başkalarının bazı olaylar karşısındaki davranışları, tepkileri ilgimi çeker. Kendimle karşılaştırırım. Ben olsaydım ne yapardım derim. Ya da asla aklıma gelmezdi bu şekilde tepki vermek derim. Bazı tepkileri beğenirim, bazılarını beğenmem. Ama insanları yargılamak pek yoktur tarzımda. Hatta en manyak katillerin bile düşünce sistemlerini merak ederim. Dale Carnegie’nin ilk baskısı 1936’da yapılan ilk kitabı Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatında bahsettiği gibi kimse kendisini gerçekte kabahatli bulmaz en azılı katiller bile. Bence doğru, daha çok kimselerin bizi anlamadığından, anlayamadığından dert yanarız. Hatta Carnegie bu duruma örnekleme bile yapmaktadır. Amerikayı kasıp kavuran, polisler de dahil olmak üzere bir çok kişiyi öldüren Crowley en sonunda ölü ele geçtiğinde üstünden şu sözler çıkmış. “Ceketimin altında yorgun ama çok nazik bir kalp var.” Ama bunu siz göremediniz anlamında heralde:))
Okumamış olan varsa bu kitabı gerçekten tavsiye ederim. Kitabın ismine aldanıp benim zaten yeterince dostum var, başka dosta ihtiyacım yok şeklinde bir düşünce geliştirilebilir. İçerik daha farklı.
Kişiler ile ilgilenmeye başlayınca, ister istemez kişilik tipleri ile de ilgileniyor insan. Yani ben. Daha iyi iletişim kurabilmek, ya da kendini koruyabilmek amacıyla. Başlıca 4 yön belirlemişler. Özellikle de Jung bu konularda çok fazla materyel sağlamış bize. Bu dört yönü ise yine 4 temel gözleme dayandırarak yapmışlar.
1- Enerjimizi nereden sağlıyoruz
2- Bilgiyi toplama yöntemimiz
3- Karar alma yöntemimiz
4- Günlük yaşamda dış dünya ile ilişki tarzımız
Şimdi başlıca 4 kişilik yönüne gelirsek kişiler genellikle
1- İçedönük veya dışadönük
Aynı anda içe dönük ya da dışa dönük de olunabilir. Kendi motivasyonumuzu kendimiz mi sağlıyoruz yoksa dış kaynaklardan mı motive oluyoruz?
2- Duyusal veya Sezgisel
Beş duyumuzla topladığımız bilgilere mi güveniyoruz yoksa daha çok sezgisel, iç güdüsel mi davranıyoruz?
3- Mantıksal ya da Hissi
Kararlarımızı mantığımıza mı dayandırıyoruz yoksa hislerimize mi kapılıyoruz?
4- Yargısal ya da Algısal
Günlük yaşamda dış dünya ile lişkimizde yargılar mı ön planda, yoksa algılar mı. Yani günlük yaşamımızda planlı programlı, düzenli miyiz (yargısal) yoksa dağınık, esnek, rahat mıyız (algısal)?
Tüm bu temel sınıflamalara istinaden benim kişiliğim Hafif İçedönük, Sezgisel, Hissi ve Algısal. Hepsi birleşince ortaya Prenses Diana ya da J.K. Rowling çıkıyor. Kıssadan hisse testlere çok inanmayın ama testsiz de kalmayın. Testi yapmak isteyenler için işte burası.
Reklamlar