> Hazır bu iki hafta boyunca evden dışarı çıkamıyorum. Malum yetiştirmem gereken çeviri var, bari eldeki olanaklarımı zorlayayım dedim. Aklıma öncelikle çevirdiğim kitapları bir bir tanıtmak geldi. Kafadan bir beş gün kazandım.

Şu yanda gördüğünüz Jeffrey Gitomer’in yazmış olduğu Satışın Kutsal Kitabı ilk göz ağrım. Aslında sahiplenmek yerine tüm aileyi de katarak ilk göz ağrımız demek daha yerinde olur. İlk büyük çapta çevirim olduğundan eşim başta olmak üzere, kız kardeşim, annem,… tüm aileyi seferber ettim. Öyle ki, ben odaya kapanıp çeviriyorum, çevirdiklerimi bastırıp dağıtıyorum onlar da düzeltmelerini yapıyorlar. Bu arada anlaşılmayan konular varsa onların da tekrardan üzerinden geçiyorum. Bir müddet sektör içinde yaşadıktan sonra sektör dışından kişilerin bilmeyebileceği bazı jargon tabir edilen kelimelerin varlığını atlamam mümkün. Sonuçta herkesi hedef kitle olarak alan bir kitap. Di mi ama?

Herkes derken, gerçekten satış işinde olmayanların da okumasında fayda var. Bir kere kesinlikle teknik bir kitap değil. Hatta bazı satış stratejileri yazarın kendisinin de söylediği üzere bizim farkında olmadan 4-5 yaşından itibaren kullandığımız teknikler. Mesela bakkala girince anneye sakız aldırmadan dükkandan çıkarmamak gibi. Herkes hatırladı değil mi? İkincisi, kişiye düzenli ve planlı programlı olmanın getirdiği başarıyı gösteriyor. Nereye gittiğini, ne yaptığını bileceksin. Karşındakine geçmeden önce kendini tanıyıp hatim edeceksin. Zaten işin en zoru da burada bence. Sonra da kendini başka birinin kafası içine sokup, olayları onun bakış açısından görmeye zorlayacaksın. Bunun da teknikleri var tabii. Bence Gitomer’in göstermiş olduğu yöntemler, vermiş olduğu ipuçları sadece satış değil her türlü duruma ve ilişkiye uyarlanabilir. Geliştirmiş olduğumuz tüm ilişkilerimizde ki bunlar eşimizle, annemizle, babamızla ya da amirimizle ya da çocuğumuzla olsun, bir şekilde bir şeyler satmaya uğraşıyoruz aslında. Bu zaman zaman kabul ettirmeye çalıştığımız fikirlerimiz, ya da isteklerimiz olabiliyor. Ya da izin taleplerimiz!!

Örneğin benim bir kız arkadaşım var. Kocası ile film seyredememekten şikayetçi. Her birinin zevki ayrı. Bu sorun size de tanıdık geldi değil mi? Bana da. İşte kocanızı ya da kız arkadaşınızı ikna etmenin yolu bu kitabın 39,5 kuralını okuyup kendinize bir çizgi belirlemekten geçiyor olabilir. Ayrıca Gitomer’in dili ve anlatımı çok akıcı ve sempatik. Şiddetle tavsiye ederim. Ben çevirdim diye söylemiyorum haaaaa, sakın yanlış anlaşılmasın.

Reklamlar