>Azrail kapıyı çalınca ne olur? Yandaki fotograf 2004 yılının yaz tatilinden kalma. Ailecek Belçika’ya gittiğimiz sırada, sokaklarda animasyon yapan iki gence rastladık. Bunlardan bir tanesi tamamiyle mavi bir karakterdi. Diğeri de bu azrail. Mavi olan çok sevimli olup bu aralar ki ruh halime uymadığından bunu seçip altına yazı uydurmaya karar verdim. Bu fotograf altına yazı uydurma işini yazı atölyesinden kaptım ve çok tuttum.

Öncelikle Google’a “azrail kapıyı çalınca” diye yazdım ve arattım. Sayflar dolusu çıktı. Hatta bir sürü Mim gibi şeyler de yapılmış. Bu durumda siz ne yapardınız gibi? İçeri buyurup çay, kahve, kek ikram etmelerden tutun da kollarına atlar ben de seni bekliyordumlara kadar neler, neler var. İnternet çıktı can sıkıntısı diye bir şey kalmadı valla…

Neysem ben bu azrailin fotografını buraya koydum ama, bana gelse kapımı çalsa asla açmazdım. Yokmuşum ya da taşınmışım gibi yapardım. Hatta kapıya en sevdiğim!!! arkadaşlarımın isimlerini ve adreslerini yazar beni bu adreslerde bulabilirsin, bulamazsan gözüne kestirdiğini alabilirsin notları döşenirdim.

Bir daha ki gelişinde hayatımda gelmiş geçmiş bilumum en sevdiğim!!! patronlarıma, işdaşlarıma gönderirdim. Bana maaş artışı yapmayanlara… Bana doğru dürüst iş vermeyenlere… Beni kıskananlara, çekemeyenlere… Kuyumu kazmaya çalışanlara… Beni işten atanlara, attıranlara… Bak kız seni yükseltecem ama önce…. diyenlere… İşi bana yaptırıp sonra da yöneticilere kendim yaptım diyenlerime… hepisine gönderirdim.

En son olarak da şu hayvanlara ve çocuklara eziyet eden, farklı din, ırk, statü, aklınıza farklı ne geldiyse işte ondan olanlara aşağılık hayvan muamelesi yapan kendini bilenlere gönderirdim. O zaman bu zavallı azrailin işi başından aşkın olur bana sıra gelene kadar ben de 1000 yaşıma basar ve bu evrenin fatihi olurdum. Tabii suikaste kurban gitmezsem!!!

Reklamlar