> Geçen günkü Tembellik Güzel Şey başlıklı gönderimde çok yakında bir fotoblog yapmak istediğimden bahsetmiştim. Aslında bunu epeydir düşünüyor ama bir türlü harekete geçemiyordum. 3 gün önce bu hayalimi gerçekleştirdim. Ve bu sabahta foto-blog’uma üçüncü fotografımı gönderdim. Bundan sonra, şu okuduğunuz günlüğümde yaptığım gibi aynı prensiple, her gün bir fotografımı göndereceğim. İşte adresi: Kunegond’un Objektifinden . Kolaylık olsun diye yan tarafa da bağlantı verdim. En son beş gönderinin başlığı yan sütunda sürekli yer alacak.

Aslında, bizim ailenin fotografçısı kız kardeşimdir. Her seyahatinden binlerce kare ile döner. İki tam günde hepsine bakmayı ancak bitirebiliriz. O kadar güzellerdir ki, hiç de sıkılmayız. Kızım’da çok küçük yaştan beri ufacık makinesiyle bizim evin köşeleri, balkon gözünden sokağımızın apartmanları, dağa tımanan keçiler gibi çeşitli seriler çekerdi. Hepsini saklıyoruz. Şimdilerde arkadaşları ile daha modern çekimler yapıyor. Bense böcek, çiçek, manzara fotograflarından uzun müddet hoşlanmadım. Hatta eğer bir fotografın içinde insan yoksa onu ben fotograftan saymaz, bakmazdım. Bütün bunları düşünürsek benim fotograf tutkum aslında bir özenti. Gerçi bilerek yapılmış değil de, farkında olmadan kendi kendine gelişmiş bir özenti bu. Bilmem hafifletici unsur sayılabilir mi?
Çeşitli insan fotografları çekmeyi, portreleri hala çok seviyorum. Diğer bir hobim olan yağlı boya ya da akrilik çalışmalarında da elim hep insan figürlerine kayıyor. Ya da soyut detaylar en çok ilgimi çekenler. Şimdi çok severek uğraştığım üç ana işim var. Yazmak, Fotograf çekmek ve Resim Yapmak. Üçünde de henüz çok yeniyim. Vakit buldukça bıkmadan, usanmadan çalışıyorum. Fiilen bir şeyler yapmasam bile beynim arka planda sürekli işliyor. En büyük isteğim kendi stilimi oluşturabilmek. Şu an için, biraz da karakter itibariyle üçünde de daldan dala atlıyorum.
Fotograflarımı beğenenler, ödünç alıp kullanabilirler. Referans gösterirseniz sevinirim, göstermezseniz sağlık olsun. Ama ileride bir tarz oluşturabildiğimde işime yarayabilecek Watermark konusunu biraz araştırdım. Ve herşeyde olduğu gibi bunun da bedava olmadığını gördüm. Kendinize ait bir Watermark oluşturmak çok kolay. Hatta Photoshop kendiliğinden bu hizmeti sağlayan ilgili şirkete sizi yönlendiriyor. Kredi kartınız varsa eğer 2 dakika içinde fotograflarınızı damgalayabilirsiniz. Benim gibi amatör fotografçılar için oldukça pahalı olmakla beraber bir de ücretler sınırlı sayıda fotograf için ayarlanmış. 1000/2000/3000 şeklinde gidiyor. Benim bir kaç saat içinde 500 kare çekebildiğim düşünülürse…
Havada bulut, sen bu işi unut kızım söz konusu.
Hepinizi foto-blog’uma davet ediyor ve acımalı, acımasız eleştirilerinizi bekliyorum. Bu gönderiye “faydalı linkler” etiketini de yapıştırdım:))
Reklamlar