>Bugün İstanbul aşırı sıcak. Her zamanki gibi aniden yaz geldi. Havalara söylenmenin insanoğlunun en birincil konusu olduğundan şüphelenmeye başladım. Hatta eminim. Biz hepimiz daha ilk günden sonbaharı bekler olduk. Bu sene tatil için hiç bir planımız yok. Zaten kriz dolayısıyla bizi ancak bir çadır tatili paklar.

Çadır deyince aklıma şu korkunç İzmit depreminde, kızımın oyuncak çadırı içinde parkta yattığımız geceler geldi. Tam da kaydırakların önüne kurmuştuk çadırı. Kedilerimizden ayrılamadığımızdan taşıma kutuları içinde onlarda yanımızdaydı. Neyseki o zamanlar balıklarımız ve hamsterlarımız yokmuş. Kötü günler olmasına rağmen o zamanların sokak dayanışması gerçekten kayda değerdi. Tüm çocukların hiç bir şeyden habersiz parktaki oyuncaklarda gece yarılarına kadar çılgınca oynamaları yüzünden aklımda iyi anılar kalmış. Nasıl korktuğumuzu, evlere giremediğimizi unutmuşum.

Biraz önce dışarı çıkma teşebbüsünde bulunduk. Beş dakika ilerledikten sonra evin daha serin olduğuna karar vererek gerisin geriye döndük. Şimdi buz gibi limonataları içip Tabu oynayacağız. En sevdiğimiz oyunlardan biri. Sonrada sırada Scotland Yard var. Akşama da belki sinemaya gideriz. Ya da Pizza ve Cola ile home theatre yapmayalı epey oldu. Daha öncede söylemiştim ev basma durumları diye…

Reklamlar