> Çevirisini üstlendiğim dördüncü kitap Philip Kotler ve Nancy Lee’nin ortaklaşa yazdıkları Kurumsal Sosyal Sorumluluk. Bu kitabı da diğerleri gibi keyifle çevirdim. Gerek sonradan okunması olsun gerek düzeltmeler olsun yine eşimin katkıları çok büyük.

Kotler ve Lee burada hayır işleme konusunun kurumsal ortamda ne şekilde ele alınabileceğini, hem toplum hem kurum açısından hangi girişimlerin kazan-kazan durumu yaratabileceğini, bu faaliyetlerin en etkin bir şekilde nasıl yürütülebileceğini ve konu ilgili akla hayale gelmeyecek daha bir çok şeyi anlatmış. Örnekler fazlasıyla var. Konu kolay gibi gözükmekle birlikte, örneğin büyük kurumların hemen hemen her gün sosyal projelerine finansman arayan toplum kuruluşları tarafından istilaya uğradıkları da bir gerçek. Bu kadar fazla projenin içerisinden her iki taraf içinde en etkin ortaklığı yaratabilecek bir faaliyeti seçmek gerçekten zor. Yaratıcı olmanın da günün koşulu olduğunu unutmamak lazım.

Bu kitap gerçekten de tüm bu sorunlara ve daha nicelerine benim kanımca çok güzel cevaplar sunuyor. Örneklerin ve uygulamaların bolluğu aydınlatıcı. Tüm dünyada yapılan ya da bugüne kadar yapılmış uygulamaların analizi gerçekçi. Ayrıca ülkemizde olmayan farklı uygulamaları görmek ve bilmek açısından da yararlı.

Örneğin, kitapta belirtilen bir proje var ki, Türkiye’de uygulanmasını gönülden desteklerdim. Ve bunu uygulayan bir şirkette çalışabilmeyi arzu ederdim. Şöyle ki, şirket toplumsal projelerde gönüllü olarak fiilen katkıda bulunmak isteyen çalışanlarına ücretli izin veriyor. Her şirket ayırabildiği kadar. Haftada 1 gün ayıran var. Haftada yarım gün ayıran var. On beş günde 1 gün ayıran var. Her gün 2 saat ayıran var. Senede toptan 1 hafta ya da 15 gün ayıran var. Senelik izin dışında tabii ki. Sonra çalışanlar kendi ilgi alanlarına göre istedikleri sivil toplum örgütünü ya da projeyi seçebilirler. İster sokak çocukları ile çalışın, ister toplum gönüllüleri ile, ister hayvanları koruma derneği ile… Çalışan özgür bırakılmış. Tabii, yine de işin suyu çıkmasın diye her şey şirket İnsan Kaynakları’nın kontrolü altında. Böyle bir uygulama şirket çalışanlarına da motivasyon sağlamaz mı? Ne dersiniz?

Reklamlar