> Hamster’lar giderek şekerleşiyorlar. Boz renkli olanı çok afacan. Kafesin demirlerinden taa tepesine kadar tırmanıyor. Aralarındaki cüsse ve renk farkından dolayı onun erkek, diğer pembeye çalanın ise kadın olduğunu tahmin ediyorum.

Bugün çok hareketli bir gün olacak. Okulda Festival var. Sabahtan akşama kadar gösteriler olacak. Bizimkinin bile 2-3 gösterisi var. Tüm veliler akşam üstü davetliler. Ama ben sabah kısmı için de sahne arkasında görev alacağımdan erkenden yola çıkacağım. Sabah seansında öğrenciler kendi aralarında eğleniyorlar. Serbest kürsü. Beğenilen gösteriler akşama velilere sunuluyor. Dün akşam hepimiz geç yattık. Sabah 5.30’da ayaklandık. Kızlar biraz önce çıktı gitti. Birazdan ben de çıkacağım.

Kızlar derken dün akşam bizimkinin misafiri vardı. Bugünkü Festival’e birlikte yemek yaptılar. Benim de atölye günüm olduğundan akşam çok geç geldim. Ancak son demlerine yetişebildim. Okul bu sene uluslararası büfe yapmaya karar vermiş. Bizimkine de hem türk yemeklerinden hem de ispanyol yemeklerinden 2’şer çeşit düşmüş. Barbunya ve Un Helvası. Chilli Con Carne ve adını bir türlü ezberleyemediğim ama mısır unu ile yapılan bir tatlı. O tatlı heba oldu. Un ile sütü bir türlü birleştirememişler. Kaselere döküldüğünde un zeytinyağı gibi üste çıkmış, altı löpür löpür süt. Tarifler ispanyolca olduğu için benim anlayıp yardım etmem gibi bir şey zaten söz konusu değildi. Olduğu gibi çöpe gitti. Chilli Con Carne ise bayağı bildiğimiz dana etli tas kebap gibi bir şey oldu. Gecenin bir saatinde yapılan un helvası biraz yanık tadındaydı. Ve dün sabahtan pişirdiğim barbunya suyunu çekmiş iyice kuru kalmıştı. Gerçi tadı güzel. Bu da bir çeşit avuntu işte. Özetle bu sene bizim payımıza düşenler tam bir fiyasko. Neyse çok endişeli değilim. Çünkü her sene böyle bir sürü şey hazırlanır. Ama genelde yenenler, okula gelen döner, pizza, gözleme tipi şeyler olur.

Bu festival günlerinin en sevdiğim kısmı ise çocukların coşkusunu hissetmek. Hepsi de, büyük küçük bütün sene bu günü iple çekiyor. Geçen senelerde festival 2 tam güne yayılırdı. Bu sene yeni müdür geldi. Eee, tabii ki farkını bir şekilde belli edecek. Gelenekleri tersine çevirmekle işe başladı . Aklıma şirketlerde yeni göreve gelen CEO’lar geliyor. Onlar da hemen her şeye el atarlar ya. Bir bakarsınız. 1 sene içinde tüm şirket personeli değişmiş. Hatta başka bir sürü şey gitmiş, yerine başka adetler konmuş. Çok tutucu bir tavır sergilediğimin farkındayım. Parantezi kapattık. Çocuklar festivalin son anına kadar okuldan ayrılmak istemiyorlar. Bir de uzun zamandır görüşemediğim velilerle konuşmak da hoş oluyor. Sonuçta uzun süre aynı okulda olmanın da başka bir artısı, neredeyse herkesin kendini büyük bir aile içinde hissetmesi. Kıskançlıklar, çekememezlikler, dedikodular olmuyor zannetmeyin. Ama o da bildiğiniz insanlık halleri. Ölçülü olduğu sürece hayatın tuzu biberi.

Reklamlar