>

Bir en uzun günü daha devirdik. En kısasına geri sayıma başladık.

Hafta sonu hareketliydi. Cumartesi eski bir arkadaşımla Beşiktaş’ta buluştuk. Beltaş’ta saatlerce oturup konuştuk. Vapurları seyrettik. Yeni yapılanlar 3 katlı. Üst kat, motor misali tamamiyle teras. Dış tasarım eskisine benzemekle birlikte kesinlikle modern. Nostaljik olanlarının tıpatıp aynısını yapsalardı keşke.

Beşiktaş’a inmişken Kabalcı Kitabevi’nden kitap ayraçları aldım. Fotograflarını da çekmiştim ama aktaramadığım için burada yok. Bu sefer bayan serisi koynuşlar. Marilyn Monroe, Brigitte Bardot ve İngrid Bergman’lardan ikişer adet. Kabalcı’nın sayfa ayraçları çok meşhur ve ücretsiz. En sevdiklerimden.

Oradan Galatasaray’a sahaflara çıktım. John Fowles’in Yaratık adlı kitabını arayıp duruyorum. Bulamadım. Ama onun yerine, yine aynı yazarın Fransız Teğmenin Karısı adlı eserinin eski baskısını buldum. A yayınlarından ve Nihal Yeğinobalı’nın çevirisi. İsmini daha farklı çevirmişler. Başka Bir kadın sanırım. Tam çıkarken gözüm, bir zamanların Yazko Yayınlarından basılan Ve Durgun Akardı Don kitabına kaydı. Onu da epeydir aradığımdan dayanamayarak aldım.

Akşam Taksim’deki Fransız Konsolosluğunun bahçesinde Jazz konseri vardı. 21 haziran Fransa’da Müzik Bayramı olduğundan her sene cumartesi günü bahçede ücretsiz konserler olur.

Bugünü ise bir arkadaş ziyaretinde geçirdik. Sabah kahvaltıya davetliydik ancak arsızlık yaparak akşam üstü saat beşe kadar kaldık. Güzel bir gündü. Bahçe keyifliydi. Yazlıkta gibiydik. Bütün gün tembel tembel oturduk. Sohbet ettik.

Şimdi de Slumdog Milyoner’i bir daha seyrediyoruz.

Reklamlar