>Dün gece çok enterasan bir şey oldu. Bir türlü uyku tutmadı. Sabahın ilk ışıklarını gördüm. Kalkma saatim geldi. Bütün geceyi uykusuz geçirdiğim için günü tamamlayamam endişesi ile kalkmaya cesaret edemedim. Saat 6.30 gibi dalmışım. Ancak 10.00’da uyandım. Beynim dahil her tarafım kazan gibi fokur fokur, davul gibi gergin. Dokunsan patlayacak içimdekiler fırlayıp duvarlara yapışacak. Bu saatte daha yeni kendime gelebildim.

Dün geceki uyku tutmama halleri öyle bildiğimiz gibilerden değildi. Uyuyamıyordum ama bir şikayetim de yoktu. Açıkcası yatak odası aydınlanınca zamanın ne kadar çabuk geçtiğini görüp hayretler içinde kaldım.
Dün gece her zamanki gibi saat 23.0o civarı kitabımı alarak yatağıma uzandım. Bir kaç sayfa bile okuyamadan uyku bastırdı. Kitabımı yastığın altına sıkıştırdım. Işığı söndürdüm. Gözlerimi kapadım. Gözlerimi kapadım ama beynim kapanmadı. Hatta kapanmak ne kelime iki katı bir enerji ile çalışmaya, üretmeye başladı. Uykumun kaçtığı çok enderdir. Hatta bir keresinde ben uyurken eve hırsız girmiş, her şeyi alıp götürmüş, ben uykulu gözlerle kalktığımda polis, soruşturmasını yapmış, ifadeleri ve parmak izlerini toplamış gidiyordu. Neyse, uykumun kaçtığı ender zamanlarda, genelde kafamı kurcalayan bir konu vardır. Kurar dururum, senaryolar yazarım. Keşke öyle yapmasaydım da böyle yapsaydım derim. Ben öyle yapınca şimdi ne olur, öyle olursa o zaman benim durumun ne olur… Böyle zincirlemesine sürer gider. Beni rahatsız eden konu ne olursa olsun, bu gibi gecelerin ortak paydası beynimin bu tarz işleyişini, hiç bir sonuca ulaşmayan türlü müdahelelerime rağmen umutsuzca durdurmak istememdir.
Anlattığım gibi dün geceki farklıydı. Yatakta sırt üstü yatıyordum. Gözlerim açıktı. Tavandaki pervanenin arka planda ritmik dönüşlerini görüyordum. Ön planda ise, beynimin içinde inanılmaz güzel derecede fantastik bir film oynuyordu. Bilincim açıktı. Hatta bazen o kadar iyi sahneler vardı ki, bunları bir yerlere yazmam gerekir diye düşündüğümü hatırlıyorum.
İşte böyle, dün gece bedenimin içinde fantastik bir film vardı ve vaktin nasıl geçtiğini bile anlamadım. İşin garibi bu filmin yapımcısı bendim. Ve bunun da farkındaydım. Bazı sahnelere müdahele ediyor, öyküsünü istediğim gibi yönlendiriyordum. O anda beynimin içinde çok net olan filmin şu anda bir karesini bile hatırlamıyorum. Ve üşenerek kalkıp yazmadığıma şimdi pişmanım. Belki de Best Seller olurdu:-)
Reklamlar