>Yaz tatilini kısa kesip evde keyif çatma kararı aldığımızdan bu yana biraz kilo aldık. Pelteleştik. Gerçi bu bizim klasik yaz tatili durumları. Yazlık evde de olsak, tatil köyünde de olsak, yurtdışına da gitsek hep kilo alırız tatillerde. Hele tatil köylerinde, hani ye iç bedava durumları var ya… Aslında hepsini önceden çatır çatır ödemişsindir ama, yine de kanarsın bir şekilde. İstediğin kadar, işletme, pazarlama oku, hatta kendin yap, insan psikolojisi bu…

Neysem dün Kiki’nin arkadaşı vardı. Artık büyümüş olmalarına rağmen yine de yemek çeşidinde ufak çapta da olsa stres yaşıyorum. Klasik ev kadını durumları. Tabağa konan şeyin neredeyse hiç dokunulmadan çöpe gitmesi ve bu arada “çok beğendim, elinize sağlık, ama pek aç değilim” bahanesini duymak. Sofradan kalkılmasının ardından, beş on dakika içinde buzdolabının karıştırılıp peynir, ekmek ya da ekmek, nutella yenmesi gözümden kaçmıyor. Düşündüm, düşündüm, şimdi dedim bunları en iyi pizza paklar. Hem bana da en kolay, en zahmetsiz. Yeni çıkan Dr. Ötker (okunuşuna göre yazdım) yeşil paket Maya’lar sayesinde. Dışardan ısmarlananlardan daha sağlıklı olduğu şüphesiz ama daha pahalıya geliyor önceden haber vereyim.
Bu blog’un müdavimleri bilir. Eskiden yemek tarifleri verirdim. Sonradan çala kaşık yazmayı daha eğlenceli bulduğumdan, bir de zaten çok daha güzel yemek blogları olduğundan (sanki daha güzel kişisel bloglar yok mu diyeceksiniz değil mi? evet var ama bu da benimki işte. mutfakla aram yokmuş demek ki, gerisi bahane) vazgeçmiştim. Dolayısıyla uzun zamandır yemek tarifi vermiş değilim. Ama bu bana kalırsa hayat kurtaran bir buluş. Hem de eğlenceli. Herkes kendi pizzasını istediği malzemelerle kendi hazırlıyor. Ben sadece hamurları yayıyorum.
Yukarıdaki fotograf dünden kalan artıklar. Bu yaz beni nasıl tembelleştirdi, aynen görüldüğü gibi. Üstündeki plastik filmi bile açmadan çekilmiş.
Pizza hamurunda oranlar önemli. Oranları katlayabilir ya da buçuklayabilirsiniz. Dünkü 750 gr un ve 45 cl suydu mesela. Maya bir kilo una kadar aynı miktar. 4 kişilik miktarlar şöyle: Yarım kilo un. 1 kahve kaşığı tuz. 30 cl ılık su. 1 paket maya. Hepsini karıştırın hamur yapın. Elinize yapışacak. Merak etmeyin. Daha önceden başka bir kaba hazırlamış olduğunuz 3,5 çorba kaşığı zeytinyağını hamura katın. Önceden hazırlayın diyorum. Çünkü ben, dün öyle yapmadım. Hamurlu ellerle sıkı sıkı sarıldığım zeytinyağı şişesini sonradan temizlemek zorunda kaldım. İyice yedirin. Hamur zeytinyağını emdikçe elinize yapışanlar da birer birer top olup hamura karışacak. Hamur artık yapışmayacak. Top haline gelir gelmez, tasa koyun, üzerine bir bez örtün. Ilık ortamda beklemeye bırakın. 40 dakika 1 saat uygun.
Sonra alıp 4 ya da 5 parçaya bölün. Oklava ile açın. Ben şöyle yapıyorum. Yağlı kağıdı tepsi boyunda kesiyorum. Hamuru üzerine yapıştırıyorum. Oklava ile etrafa yayıyorum. Her seferinde başka bir şekil çıkıyor. Hamur açmayı beceremem dememe gerek yok heralde anlaşılmıştır. Oklava yapışırsa unlarsınız. Hamuru çok ince açın. Üzerine domates püresi dökün. Kaşığın tersi ile iyice yayın. İşte pizzanın temeli hazır. Sonra da üstüne ne dilerseniz sıralayın. Dünkülerde kabuğu soyulmuş küp doğranmış domatesler, mısır, sosis, sucuk ve kaşar peyniri vardı. Mozarella ve ince dilim domates de güzel oluyor. Evde zeytin yoktu koyamadık. Pastırma, ton balığı, deniz mahsülleri, capri, artık sebze yemekleri… Kiki sevmediğinden bizimkilerde yok ama siz çeşitli pizza baharatları kullanabilirsiniz. Gerisi biraz da yaratıcılığınıza kalmış. 200 derecede önceden ısıtılmış fırında 5-10 dakikada hazır.
Afiyet olsun. Yağlar, bal şeker olsun.
Reklamlar