>Hani bir zamanlar boş zamanlarımda yağlı boya yaptığımı, soyuta geçeceğimi falan anlatmıştım ya, bir türlü geçemedim. Aksilikler oldu, yoğunluk baş gösterdi, sonra da o köprünün altından çok sular geçti. Gerçi unutulmadı ama sanırım bir müddet bekleme listesine kaydoldu.

Ben çevirilerle uğraşa durayım. Kiki sıkıldı. Elimin bir türlü varmadığı soyut yağlı boyayı o kendisi yaptı. İşte yukarıda. Hemen salondan benim kopyalardan bir tanesini indirip, onunkini yerleştirdim. Bizim için değerli. Ne de olsa ilk yağlıboya tablosu. Tabii sonra iki saate yakın fırçaları ve yerleri temizledi. Üşenmek ne kelime hem de güle oynaya yaptı. Yarın yine başlayacak. Umarım.
İstanbul’da nemli sıcaklar yine baş gösterdi. Bu sıcakta çeviri yapmak yerine Ice Age ya da Kuzey Ekspresi tarzında filmler seyretmek istiyorum. Durup durup Kiki ile buzdolabının kapağını açıp karşısına geçiyoruz. Yer olsa içine girip kapıyı da kapatacağız.
Beynim sulanmış durumda. Tek yapabileceğim kanepeye yayılıp kitap okumak. Elveda günlük. Bu günlük bu kadar.
Reklamlar