>Nasıl hayır dediğimi anlatmaya geçmeden önce bir kaç gündür blog güncellemeyle ilgili bir dizi sorun yaşıyorum. Sonuçta tüm bunların bilgisayara bulaşan bir takım virüsler misali çer-çöp yüzünden olduğunu keşfettim. Çünkü her seferinde elimdeki tarama programı, adı doktor bir şey, ile tarama yaptığımda bir kaç enfeksiyon bulup yok ediyor. Ondan sonra rahatça güncellemelerimi yapabiliyorum. Ama bu çer-çöp nereden ve nasıl bulaşıyor henüz onu çözebilmiş değilim. Çünkü neredeyse saat başı bulaşır hale geldi. Her seferinde tarama yapmak da biraz zaman kemirici bir işlem oldu. Hele bir de şu günlerimin çok sıkışık olduğunu düşünürsek. Hala cezalıyım. Henüz bitmedi. Ama böyle arada derede kendimi aldatmaya çalışıyorum. Umarım bayramda bir köşede tek ayak dikmezler beni.

Kiki’nin okulunun açıldığından bahsetmiştim. Geçen hafta ilk ve son veli toplantısına gittik. Bu okulda moda bu. Sanki çok sıkı kontrol varmış gibi hemen çağırıp acayip ciddi bir program anlatırlar. Biz veliler sınıftaki sıralara oturur, her branş öğretmeninin sahneye çıkıp kendini ve sene içindeki programını tanıtmasını izleriz. Sorularımız ya da eleştirilerimiz varsa ortaya atarız. Sonra sınıf temsilcileri seçilir falan, filan… Bu sene yine temsilciyim. Sınıf temsilcisi olmanın bir avantajı karnede kime ne not verileceğini öğretmenler kurulu eşliğinde herkesten önce öğrenmek. Dolayısıyla meraklılara tavsiye edilir. Bir de sınıfta neler olup bitiyor, kurulda tüm kirli çamaşırlar ortaya dökülür. Dedikoduya meraklılara şiddetle tavsiye edilir. En ilginç olan yanı da bir çok farklı kişinin, özellikle de eğitim kadrolarının düşünce yapılarına, mantık yürütmelerine tanık olmaktır. Benim hoşuma gidiyor. Tabii bu temsilciliğe her sene seçilebilmenin özel koşulu ağzı sıkı olmak. Dedikodu merakınız olacak ama kimseye anlatmayacaksınız yoksa olmaz.
Yine çok uzadı. İşte böyle tam toplantının ortasındayım. Edebiyat öğretmeni programını anlatıyor. Başlamış klasiklere. Neredeyse antik çağ falan. Öyle bilinen klasikler değil. Balzac yanında Twilight etkisi ile güncel kalır. Biz veliler kaptırmışız gidiyoruz. Dilim sürçtü uyuyoruz diyecektim. Cep telefonumun ağlamasıyla irkildim. Kiki zilini değiştirmiş. Acayip bir çığlıklı ağlama-bağırma tarzı bir şey çalıyor. Sağır sultanlık. Baktım numara tanımadık. Yine de telefonu kapıp sınıf dışına çıkmak daha cazip geldi.
Bahçedeyim. Bir arkadaşım. İş yerinden aradığı için numarayı tanımıyorum. Neyse sevindim. Yurt dışından birileri geliyormuş. Yanlarında bir hafta boyunca gezip dolaşacak ve çeviri yapacak birine ihtiyaç varmış. O da sağ olsun beni düşünmüş. Bana bütçeyi söyledi. Zamanı söyledi.
Güzelce dinledim. Sonra aniden kendimi “Bak şeker, bütçe çok az. Normalde bu işin fiyatı şu kadar. Deplasmanda iki katı olur. Zaten başka yerde de kimse yapmaz. vs…” diye devam ederken bir anda kafama dank etti ki, ben bu işi yapmak istemiyorum. Net bir şekilde hayır diyemediğimden, daha önceki gönderilerde hayır deme sorunum olduğundan bahsetmiştim, bin dereden su getiriyorum. Hemen durdum. Derin bir nefes aldım. Sonra gülmeye başladım. “Beni düşündüğün için teşekkür ederim ama ben bu işi yapmak istemiyorum. Ne seni, ne başkalarını ne de kendimi yorayım”dedim. İki gündür sevincimden yerimde duramıyorum. Kendi isteğimle değil de başkalarının bana layık gördüğü bir işi yapmayacağım ve dolayısıyla da ilk defa hayır deme cesaretini gösterdiğim için kendimi kutluyorum. İçimde öylesine bir hafiflik var ki. Bir yandan da bir korku. Ayağıma gelen fırsatları teperek evreni küstürür müyüm diye?
İki gündür onu da düşünüyorum. Sonuçta kimsenin ve hiç bir şeyin küsmeyeceğine karar verdim. İstemediğim işleri yaparak, pozitif olma adına herkese ve her şeye evet diyerek aslında ben kendi benliğimi hayata küstürmekteydim. İşte bu ilk hayır benim için bir başlangıç oldu. İnişleri, çıkışları olabilir. Sonuçta bıçakla kesilmiş gibi geçmiş alışkanlıkları bir kenara atıp yeni bir sayfaya başlamak kolay değil. Pozitif olmayı, ben başkalarına karşı pozitif olmak ve dolayısıyla mümkün olduğunca evet demek şeklinde yanlış yorumlamışım. Bundan böyle öncelikle kendi kendime pozitif oluyorum. Bu da böyle biline…
Reklamlar