>Bayramda neler yaptığımı fotograflarla belgelemeden önce araya sıkıştırarak bir çırpıda okuduğum Murat Gülsoy’un yeni kitabından bahsetmeden duramayacağım. Geçen sene ocak ayında yaratıcı yazarlık atölyesine katılarak kendisini ve eserlerini yeni tanımış olduğum ve çok sevdiğim bir yazar. Kitabı araya sıkıştırdım dediğime bakmayın. Eylül ayında piyasaya çıkacağını taaa geçen ilkbahardan biliyor ve bekliyordum. Dolayısıyla çıktığı hafta, hatta ilk gün Beyoğlu’na inerek Can Yayınlarından satın aldım. Can Yayınları %20 indirim yapıyor. Haberiniz olsun.

Bu kitap bir roman değil bir inceleme. İsmi Binbir Gece Masallarının 602. Gecesinden geliyor. O gecede neler olduğunu biliyor musunuz? Merak ettiyseniz alıp okuyacaksınız derim. İnceleme olması sadece roman okuma alışkanlığı olanları korkutmasın. Çok rahat ve kolay okunan, samimi, sıcak, insana kendini hoş bir sohbetin ortasında hissettiren, aynı zamanda da önemli bilgiler sunan, bir takım olguları kavramayı kolaylaştıran bir kitap. Modern ve post modern edebiyat üzerine. Üst kurmaca-meta kurmaca kavramları üzerine. Sizi bilmem ama benim zaten en sevdiğim türlerden. Labirent gibi. Kutu içinde kutu, onun içinde bir kutu daha sonra başka bir kutu. Yani çok boyutlu. Gerçek yazar var, öyküyü yazan var, yaşayan var, anlatıcı var, onun içinde hikayenin kendi sesi var… Kitabın alt başlığı da zaten Kendini Fark Eden Hikaye.
Kitapta bahsedilen ve eserleri incelenerek bir rota çıkarılan yazarlardan en önemlileri Borges, Fowles, Cervantes, Tanpınar, Atay, Pamuk. Tanpınar ve Atay’dan hiç bir şey okumamış olduğumu utanarak burada itiraf ediyorum. İlk fırsatta bu açığımı kapatacağım. Üstelik kitapta yapılan alıntılar ve açıklamalarla bu yazarları da çok severek okuyacağımı anladım. Bu arada sanki diğer yazarları okudun mu diyeceksiniz. Pamuk hariç diğer bazılarını tam değil, çaprazlama okudum. Benim bir çaprazlama okuma tekniğim var. Aslında bir zamanlar hayatımı kurtaran, kolaylaştıran bu tekniği kimseye tavsiye etmem. Okul zamanlarında çok sıkıldığım ancak okuyup fikir beyan etmek zorunda olduklarım için geliştirmiştim. Bu şekilde koskoca kitabı bir kaç saat içinde bitirebilirim. Şöyle; sayfanın sol üst köşesinden başlanır. Sadece anahtar kelimeler gözle aranarak iki saniye içinde sağ alt köşesine varılır. Kitabın başlangıç ve bitiş bölümlerine biraz daha fazla zaman ayrılarak bir ya da iki paragraf tamamiyle okunur. Kitap bölümlere ayrılmış ise eğer her bölüm için aynı teknik tekrarlanır.
Bu arada kitap hakkında açıklayıcı pek bir şey yazmadığımı farkettim. Ama şunu söylüyorum. Ben çok beğendim. Çok beğendim. Çok beğendim. Hepsi bu kadar.
Ek bilgi: Murat Gülsoy’un yeni dönem yaratıcı yazarlık kursları ve atölyesi için kayıtlar açıldı. Ekim’de başlıyor. Yazı ile haşır neşir olanlara şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca terapi yan etkisi var. İlgilenenler için adres burada. Kursla ilgili eski gönderiler Murat Gülsoy etiketi altında yanda…
Reklamlar