>

Öf. Öf. Öf. Güne başlamak için hiç de iyi bir nida değil bunlar. Beyaz Tavşan’ın son yazısındaki gibi “Ben de insanım, benim de canım var.” Bu şarkıyı kim söylüyordu hatırlayamadım. Tırnak içindeki nakaratın evvelinde ve sonrasındaki sözleri de hatırlayamadım . Bu arada GNC vitamin firmasını mahkemeye vermeyi düşünüyorum. Geçen ay bana hafızaya çok iyi gelir diye 120 tabletlik koca bir kutu Gingko sattılar. Şekilde görüldüğü gibi ‘tık’ yok. Ne bir iyileşme ne de bir umut. Gel de bu durumda an’ı yaşama… An’ın tadını çıkaramıyorum diyenlere itinalı sunum yapılır. Gerekli teknikler gösterilir.

Gelelim neden Öf’lediğime sabah sabah. Bu blogger’a fotograf koymakla başım belada. Tek bir fotograf olduğunda bir sorun yok. Her şey yazıların arasına 3-5 tane serpiştirmek isteyince başlıyor. Zaten laptop’um olmadığından fotografları küçültemiyorum. Bu bilgisayarda ilgili program yok. Dolayısıyla yüklemek çok vakit alıyor. Bir de yerlerini ayarlamak, aralara yazılar sıkıştırmak isteyince, hem fotografları hem de yazıları yok ediyorum. Şu lanet blogger’da ise UNDO tuşu yok. Meğersem bana ne kadar gerekliymiş. Bu tuş benim hayatımı kurtaran bir tuşmuş. Yokluğunda mumla aranır oldum. Bugün bana yazılımlardaki en çok hangi tuşu seviyorsun deseler, ve hatta bunun tüm zamanlar için de geçerli olduğunu savunurum, kesinlikle UNDO tuşu derim. Allah kimseyi UNDO’suz etmesin.
Kıssadan hisse malesef bu bayram fotografları içerisinden sadece yukarıda görünen Çengelköy’deki Nur Yazlık Sineması’nınki ile yetineceğiz. Sabah 7’den beri uğraşıyorum.Ancak bunu başarabildim. Tekrar denemeye sabrım kalmadı. Nur Sineması şimdi otopark olmuş. Sahne olduğu gibi duruyor. Belki de yazları halen gösterim yapıyorlardır. Sormak aklıma gelmedi. Kiki’yi böylesine derme çatma tahta iskemleli yazlık sinemalara götürebilmeyi çok isterdim. Eskiden benim gittiklerimde bazen çift film de olurdu. Biri yerli diğeri yabancı. Üstelik bu yazlık sinemalar sadece İstanbul’da değil yurdun dört bir köşesinde vardı. Ben İzmir’dekileri gayet net hatırlıyorum. Gaziantep ve Adana’da da vardı sanırım. İskenderun. Mersin. Çanakkale’dekini nasıl unuturum. Bu yazlık sinemaların yok olmasına da UNDO yapılsa ne iyi olurdu. Aslında hayatta da bir UNDO tuşu var olsa…
Dün akşam ilk defa İZ kanalını seyrettim. Kaçkar dağları eteklerinde Fırtına yöresi üzerine bir belgesel vardı. Bayıldım. Bayıldım. Zaten daha önceden annemin anlatmalarından ve diziden de çok beğenmiştim. İşte o vadiden yazlık ev istiyorum. Yazlık dediysem tatil evi. Şöyle kara tahtalardan. Hatta direkler üzerine çakılmış olan küçük kulübeler var. İsimlerini unuttum. Yanına bir tane de ondan. Oh, temiz hava bol gıda. Yeşil en sevdiğim renk. Bol yağmur. İşte bir gün İstanbul’u terkedersem böyle bir yer için terkederim.
Reklamlar