> Bugüne geyik yapmayı planlamıştım. Sabah kalkınca pek de geyik havamda olmadığımı gördüm. Günlerdir dışarılarda sürttüğümden evde yapılması gerekenler öylesine birikmiş ki, mecburen erkenden netbuk’un başına oturdum. Bu arada bir çok kişinin lap top’una isimler verdiğini öğrendim. Hele bir arkadaşımın ki çok hoşuma gitti. Sarmaşık diyormuş. Elini kolunu her yanını sarıp sarmaladığı, bağladığı için. Öylesine de yerinde bir isim bulmuş. Sonunda hepimizi müptela edip kendine bağladı bu meret. Hınzır’ın türlü türlü de taktikleri var. Kimini blog’la, kimini wikipedia’yla, kimini oyunlarla, kimini dizi ve filmlerle, videolarla, kimini chat olanaklarıyla vs… Bitmez tükenmez taktik var. Erkekleri ya da her hangi bir şeyi:) elimde tutamıyorum diyen biz kadınlar bir netbuk kadar olamadık valla:)), azıcık feyz almalı. Geyik yapmicam dedim ama gene duramadım işte. Bir de benim netbuk’a bir isim düşünüyorum son zamanlarda. İmrendim işte diğerlerine…

Her neyse Leylak Dalım’cığımın kitap mimini elimden geldiğince cevaplıyorum.

1- Şu an okumakta olduğunuz kitap nedir? Kısaca konusunu anlatırmısınız?

Emile ya da Eğitim Üzerine, Jean-Jacques Rousseau, TİB Kültür Yayınları, 770 sayfa. Konusu adı üstünde. Dün gece başladığım için Önsöz’den ileriye gidemedim. Açıklamasında şöyle başlamış Rousseau:

“Bu sırasız, neredeyse düzensiz düşünce ve gözlemler kitabını yazmaya, düşünmeyi bilen iyi bir anneyi mutlu etmek için başladım.”

Hoşuma giden favori cümlem:

“Daha iyisini yapayım diye boşuna çabaladıktan sonra, okurun dikkatini bu yana çekmenin önem taşıdığı ve benim düşüncelerim kötü olsa bile başkalarında iyi düşünceler doğmasına vesile olacaksa, çabamın tümüyle bir zaman kaybı olmayacağı kanısına vararak, artık bu kitabı olduğu gibi yayımlamam gerektiğine inanıyorum.”

2- En son aldığınız kitap nedir?

En son aldığım kitap “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” Pınar Selek, İletişim Yayınları. 2009 PEN Türkiye Duygu Asena Ödülü’ne layık görülmüş. Dün imrenerek baktığım, son aldığım kitap olmasını derinden arzu ettiğim ancak bu ayın kotasını oldukça doldurduğumdan yanına yaklaşamadığım çok yakında son aldığım kitap olacak olan ise: “Çirkinliğin Tarihi” Hazırlayan: Umberto Eco, Doğan Kitap

3- Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içerisinde en sevdiğiniz hangisidir?

Tek bir kitap olarak söylemem zor. Tek bir yazar derseniz, kesin ve kesin, daima ve ilelebet (şimdilik öyle görünüyor) ORHAN PAMUK ve tüm kitapları. Şimdiye kadar kalbimde onun yerine yaklaşan olmadı.

4- Bir türlü bitiremediğiniz, bitirseniz de sizi illallah ettiren kitap hangisidir?

Böyle bir kitap yok. Şimdiye kadar er ya da geç hepsini bitirdim. Zor gidenler oldu ama bir kitap asla beni illallah ettirmez. Dört-beş yaşlarındayken annem bana kitap okumadan uyumazmışım. Ancak kısa sürede, kitap okununca da uyumadığım anlaşılmış. Her gece bir saat kadar bana kitap okuyan ve uyumadığımı gören annem çözümü “BAK SANA ŞİMDİ ÇOK SÜPER BİR ŞEY OKUYACAĞIM.”diyerek Anjelik (Angelique- Anne ve Serge Golon, 14 ciltlik bir seri) romanı 1. cildini eline almakta bulmuş. İlk paragraftan öteye gidememiş. Buradan şu çıkıyor. Anjelik bana ninni olmuş. Ben bu seriyi hala okumuş değilim. Zaten artık kendisi tüm dünyada nadir kitaplar listesinde.

5- Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap nedir?

Söyleyeyim ama genelde çok fikir değiştirir, araya başka şeyler koyarım. Sonra neden sözünde durmadın demek yok, değil mi?

“Le Fusil de Chasse / Av Tüfeği”, Yasushi Inoué, Üç farklı kadın tarafından aynı erkeğe hitaben yazılmış üç mektubun oluşturduğu trajik bir metin. Bir arkadaşım verdi.

Fotograf: Üsküdar Mihrimah Camii, Vitray çalışması