> Uzun zamandır bu kadar güldüğüm ve severek seyrettiğim bir Türk filmi hatırlamıyorum. Atıf Yılmaz’ın Bir Yudum Sevgisi 1984 yapımı. O sıralar üniversiteden yeni mezun olmuşum. Akıl bir karış havalarda. Yabancı düşkünlüğü had safhalarda, varsa yoksa batı müziği, amerikan filmleri takılıp giderken bu nacizane filmi atlamışım. Kadir İnanır’ı pek sevmem. Hale Soygazi’ye bayılırım. Ancak bu ikilşi muhteşem olmuş. İnanır’a nasıl dayandığıma ben bile şaşırdım. Hatta filmin sonunda kendisine yoğun bir sempati bile duydum. Senaryo Latife Tekin’in katkılarıyla çok güçlü. İronik bir espri anlayışı hakim. Acayip argo konuşmalarla dolu. O devrin gözde varoş laflarını öğrenmek isteyenler için bulunmaz bir hazine. İnternetten de seyredilebiliyor. Diziport doğru adres olabilir mi?? Karanlıkta not almaya fırsatım olmadı ama ben de ilk fırsatta yeniden seyredip kişisel sözlüğüme bir çok kelime, cümle ekleyeceğim. O kadar zengin. Lombak, Leman, Penguen yanında solda sıfır kalır.

Varoşlarda yaşayan kişilerin içerden bir yaklaşımla, olduğu gibi doğal, günlük halleriyle anlatımı. Aralarında aniden hayatının gidişatını sahiplenen ve bunu da kendi bildiği yollardan yapan bir kadın. Evlilik kurumunun her iki cins açısından da yapılan bir eleştirisi, Kadir İnanır’ın “şimdiye kadar beni düşünen biri hiç olmamıştı” demesiyle ortaya çıkan yalın ama acı gerçek, toplumun kadına ve erkeğe biçtiği rollerin ağırlığı ve buna karşı çıkmanın getirdiği haller. Film her ne kadar gerçekçi bir üslupla çekildiyse de, masalsı bir tarafı var. Görünürde her şey tatlıya bağlanıyor. Ancak filmin sonu kurulu toplumsal düzene büyük bir eleştiri mahiyetinde. Evlilik kurumunun eleştirisi film sonunda yine bir evlilikle sonuçlanan izdivaçla aslında içinde yaşadığımız paradigmalardan dışarıya çıkabilmenin ne kadar zor ve hatta imkansız olduğu gerçeğini vurgulamış.

Mahallenin Güzin ablası Didar, evine kocasının iktidar sorunlarından yakınan genç, yaşlı, açık, kapalı mahallenin tüm kadınlarını toplayıp seks dersi, kadınlık dersi veriyor. Aynı anda hocalar da büyü, muska yönünde çalışmalar yapıyor. Tam bir cümbüş. Scola’nın italyanın varoşlarını anlattığı filmlerine benzettim. Bu film, hiç beklemediğim bir şekilde arşivimdeki baş yapıtlar arasında yerini aldı. Seyrettiğimiz kopyada bir de sansürlenen sahneler olsaydı daha bir süper olacaktı ama bu haliyle bile vurgulanmak istenenler gayet açık ve net.

Fotograf: Wikipedia

Reklamlar