>Kiki yok ya, fotograf makinesi de yok. Blog için yeni fotograf da yok. Ben yine arşivlerden bir şeyler çıkarma telaşıyla Sert Kıkırdak (Hard Disk) içinde araştırma yaparken Kiki’nin geçen haftalarda okuldaki resim dersi için yapmış olduğu robotu gördüm. Bütün bir pazar günü canla başla uğraştı. Pazartesi akşamı gümüşe boyadı. Hepi topu 1,5 portakal sanığı, yarım metre kablo saklama borusu, 20 santim davlumbaz borusu, bir lens kutusu, tekerlerkler, lamba kiti vs… 20 üzerinden 19 vermiş öğretmeni. Sağolsun, varolsun.

Gelecekle ilgili düşüncelerim hiç bitmiyor. İlerideki günlük yaşantının alabileceği şekilleri düşünmek bu aralar en büyük eğlencem. Hatta meraktan zamanı gelince gözüm açık gideceğim bile neredeyse kesinleşmiş gibi. Aklım sen de kalacak fani dünya. Haberin olsun.

Dün babaneyle konuşuyoruz. Laf lafı açtı. Kök hücrelerden yapılan organlara geldi sıra. Bu konuda o kadar cahilimki, akıl almaz. Şöyle bir belgesel olsa da ben de seyretsem. Konuyu bilmediğimden hani gazete de bir başlık okursunuz sonra altındaki yazı tamamiyle alakasız bir şey çıkar ya, ben de öyle bir şeyler hissediyorum. Kök hücreden örneğin nasıl göz ya da böbrek yapıldığını görmek istiyorum. Kimsenin aklına bunu film yapmak gelmemiş mi yoksa ben mi hiç görmedim. Bir kere o kök hücre nereye ekiliyor. Toprak gibi bir şey mi? Ya da canlı bir organizma üzerine mi? Toprak gibiyse eğer yakında cam önünde, saksı içerisinde kendi yedek organlarımızı büyütüp yetiştirmeye başlayacak ve zamanı gelip de olgunlaştıklarında koparıp yerine yerleştirecek miyiz? Bu yerine yerleştirmeyi heralde hala doktorlar yapıyor olacaklar. Onu da evde biz yapmaya kalksak, hayalimde canlandıramıyorum. Şimdilik oralara kadar gelemedim. Doktor bey evladım, bak taze taze böbrek. Dalından yeni kopardım. Hadi bana şunu bir değiştiriver. Gözünü seveyim. Apartman görevlisine ampul değiştirtir gibi… Yeni kol ve bacaklar, yeni göz. Bence cam önü saksıları yetmez. Her evin kendine ait özel bir serası olmalı. Şimdi gübre işi de yaş. Organik gübre kullanmalı. Hormon falan da olmaz. Doğalı makbul. Acaba punk organcılar çıkıp kendilerine mavi, yeşil, pembe kol ve bacaklar yetiştirirler mi ki? Bence kesinlikle evet. Hatta parmak şekilleri bile farklı olsun. Ben isterim. Beş parmağın yanında çıt çıt makas şeklinde iki parmak daha olsa, bir tane de tornavida ayak parmağı mesela, kanırtmak için. Yazmakla olmayacak bu iş, en iyisi ben çizerek anlatmaya geçeyim. Bu konuyu geliştireyim daha da mükemmeli olsun. Hazır iş güç yok bu aralar.

Çeviri işlerini bitirip, işsiz güçsüz kalmak ne büyük mutluluk veriyor anlatamam. Keşke bu saçma sapan düşünceler para etse, benim de tek yapacak işim bu olsa. Birileri bana bunun için para ödese. Öyle çok olmasına gerek yok. Bir yat, bir kat, bir araba alsam, seneyi seyahatte geçirsem yeter.

Reklamlar