>Zaman zaman bu blog’a kimlerin ulaştığını merak ediyorum. Hani tesadüfen google’da yapılan araştırmalar sonucu yolu düşenler kimler diye… Çok detaylı istatistik sitelerine üye değilim. Ama bazen arama kelimeleri dikkatimi çekiyor. Genelde ziyaretçi sayısı kendi ritmine göre artarak düz çizgide gidiyor. Ama bazen bazı kelimelerin aşırı pik yaptığını görüyorum. Tabii çok komik ve absürd olanlara da rastlıyorum ve gülüyorum. Malesef onları kaydetmedim. Silinip gitmişler.

Son ve hatırladığım kadarıyla tüm zamanlardaki istatistiklere göre:

1- Aykut Oğut ya da Evrendem Torpilim Var. Blog’unuzun tıklanma istatistiklerini arttırmak için mükemmel bir yöntem. Başka hiç bir şey yazmaya gerek yok. Bir sayfa boyunca 200 kere Aykut Ogut Evrenden Torpilim Var yazsanız yeter. Bu arada kitabın hakkını yemeyelim. Ben okunmaya değer buldum. Zaten bu kadar çok arandığına göre eğer hala alıp okumadıysanız biran evvel kendisiyle tanışmakta fayda var. Bakış açınızı değiştirebilir. Ben zaten aynı bakış açısındayım diyorsanız bile yine de okuyun bu seferde çok eğleneceksiniz derim.

2- Murat Gülsoy ya da Yaratıcı Yazarlık. Murat Gülsoy’un kitapları ya da BUMED’deki Yaratıcı Yazarlık kursu ve atölyesi sıklıkla arama kelimelerinde yer alıyor. Bu blogda da kitapları ve kurs hakkındaki kişisel yorumlarımı zaman zaman paylaşıyorum. Kendisi, yaratıcı yazarlık kursu ve kitaplarıyla, geçen sonbaharda bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine tanıştım. Beni yazıya yönlendiren ve dolayısıyla kendi kendime iç mutluluğumu bulmamı sağlayan bir bütün olması nedeniyle hem bana tavsiye eden arkadaşıma hem de yazarın kendisine biz okuyucularla paylaştıkları için minnettarım.

3- Bienal ya da Antrepo No:3. Bu seneki İstanbul Bienal’i hakkında 3 tane yazım var. Ancak o kadar sık arama varki internette keşke geri kalan izlenimlerimi de yazarak ve fotograflayarak paylaşsaymışım diyorum. Belki de önümüzdeki haftalarda yaparım. Ayrıca Bienal’e katılan bazı sanatçıların isimleri de sık sık aranan kelimeler arasında. Bir daha belirteyim gerçekten güzel bir etkinlikti. Daha fazla vakit ayırmadığım için biraz hüzünlüyüm.

4- Pinata yapımı. Bu kayıt blog’un ilk günlerine denk gelen bir gönderi olmasına rağmen tüm zamanların en çok tıklanan yazısı. Bana sorarsanız pinata eğlencesi çoluk çocuk varsa doğum günleri için hazırlanabilecek en kolay ve en makbule geçen bir etkinlik. Şimdiye kadar hiç duymadıysanız tam sırası. Ya da piyasada satılanlarına içiniz giderek para veriyorsanız evde kendinizin çok daha güzelini çok daha ucuza ve keyifle yapabileceğinizi öğrenmenin zamanı.

5- Anket defteri soruları. Bu gönderi de bir hayli eski olmasına rağmen sıklıkla tıklananlar arasında. Anket cevaplamanın, anket cevaplarını okumanın, anket defteri yazdırmanın benim kalbimde çok ayrı bir yeri vardır. Hatta bu defterin bir benzerini bu blogda da yakında yapmayı düşünüyorum. Tembellikten sıyrılıp uygulamaya koyabilirsem…

6- Kırmızı Otobüs ile İstanbul Turu. Özellikle de yaz ve bahar günleri için mükemmel. Hiç yapmadıysanız tavsiye ederim.

7- İçinde Tayland kelimesi geçen her türlü cümle parçası. Yorum yapmıyorum ama bu yazıya düşenlerin oldukça hayal kırıklığına uğradığını tahmin edebilirsiniz.

Bu yedi gönderi dışında en çok bir de kitap özeti aramaları var ki ardındaki kişilerin okuma tembelliğine yakalanmış hazırlopçular olduğundan şüpheye düşerek çok üzülüyorum.

Reklamlar