>

Biraz önce yazmicam dedim ama demin çamaşır asarken dayanamadım. Bugün çeviri, vs işlerimin arasında ev işleri gibi çok ulvi şeylerle de uğraştığımdan yaratıcılığım had safhada. Hep an’ı yaşamaktan bahsederim ya, bir tek ev işlerini yaparken şu işi beceremiyorum. Elimde değil, aklım kayıp gidiyor. Çok zorluyorum ama… Elde süpürge ah ne güzel hayat, nasıl da güzel süpürgem var. Ne de iyi emiyor tozlarını. Lay, lay, lom. Ütü de mükemmel. Şu gömleğin buruşukluklarına bakın. Ne güzel hiç açılmıyorlar. Böylelikle ütü işim daha uzun sürüyor. Ne güzel lay, lay, lom. Ütümde yeni. Bir de güzel kayıyor ki sormayın. Yağlı gibi. Soğan doğramayı da çok severim. Bıçağın soğanı keserkenki sesi müzik gibi geliyor kulağıma. Lay lay lom.
Danimarka tişört cenneti. Hem de o bildik tanıdık I LOVE COPENHAGEN tişörtlerinin yanısıra meşhur milli markalarının da tişörtleri her yerde ve gani gani satılıyor. Fotograftaki mavi kışlık tişörtler mesela çok hoşuma gitti. Yakından bakınca Tuborg olduklarını gördüm. Yeşil Carlsberg’ler de vardı. Kapış, kapış. Hatta şu mavileri benim bile almak içimden geçti. Giyince kendimi bir amerikan filminin içinde barda bira içerken ve country dinlerken bulurum zannettim. Nedense?
Çamaşırları asarken işte aklıma şu geldi:
Bizde de YENİ RAKI tişörtleri yapsalar gani gani satar mı?
Reklamlar