>

Feng Shui’ci arkadaşımın bizim evde ve yaşamımda yapmış olduğu iyileştirmeler sonucu dağınıklıktan kurtuldum ve ev işlerinden neredeyse zevk almaya başladım desem inanılır mı? Bence inanılır. Yine de kendime bir kaç hafta süre veriyorum. Bakalım bu zen durumu ne kadar sürecek. Feng Shui’nin ilk etabı öncelikle dağınıklıkla başa çıkmak. Tabii bu sadece yaşam alanı için geçerli değil, tüm yaşantıdaki dağınıklığa el atmak gerekiyor. Benim için evden başlamak olmazsa olmaz bir şeydi.

Bundan böyle her bir eşyanın yeri var ve ben dahil herkes biliyor. Çünkü her bir ıvır zıvırı tasnifledik, cicili bicili kutularıma yerleştirdik ve üzerlerini etiketledik. Dolapların içinde, giysi çekmecelerinde de aynı şeyi yaptık. Ayrıca genel sınıflandırmalar oluşturduk. Örneğin elektronik ve teknoloji şeklinde. Böylelikle elime geçen yeni bir hesap makinesi, şarj aleti ya da kulaklık, her birini nereye koyacağımı biliyorum. Kullanılmış piller, yeni piller, el fenerleri, ampuller, tornavidalar, kurşun kalemler, tükenmez kalemler, cetveller, makaslar her birinin yerini elimle koymuş gibi bulurum. İnsanın eşyalarına ve evine hakim olması ne güven verici bir duyguymuş anlatamam. Ayrıca temizliği ve toparlaması da kolay. Zaten her sabah saat 5’te kalkıyorum. Yarım saat içinde hop, evi gıcır haline getiriyorum. Darısı bilgisayarımın başına diyerek Feng Shui’ci arkadaşımın bana getirmiş olduğu Karen Kingston’ın kitabını okumaya başladım. Kitap, Kuraldışı yayınevinden basılmış. Başlıklarına bir bakın. Sizin de benim gibi dağınıklık derdiniz varsa hiç durmayın alın. Üç gündür vakit bolluğundan ne yapacağımı, nereye saldıracağımı bilemedim. Yapacak ütü bile yok.

Feng Shui’ci arkadaşımla bu akşam üstü çay içtik kek yedik ve dedi ki bu böyle omaz. Evi toplarken arka balkonda bir zımpara makinesi bulmuştuk. Şimdi yeni hedef, salondaki masa ve sandalyelerin ve kütüphane ya da büfe gibimsi şeylerin simsiyah boyalarını söküp şöyle iç açıcı toz pembeye ya da toz maviye boyamak. Bu arada ben de yazılar yazmaya devam edeceğim.

Kitabın bir fikir verebimesi için işte aradan seçtiğim çeşitli konu başlıkları:

Dağınıklık Tıkalı Enerjidir: Ah bilmez miyim, dağınıklığı toplamasam bile her an aklıma takıldığından başka hiç bir şeye konsantre olamıyordum. Enerjimi sıfırlıyordu sanki. Evde kaldığım zamanlar ya bilgisayarın başındaydım ya da kanepede kestiriyordum.

Tıkalı Enerji Son Derece Yapışkandır: Ah onu da bilmez miyim. Bir çeviri metni elimde ne kadar sürünüyordu hiç söylemeyeyim daha iyi.

Bu giriş bölümünden sonra, “Tam Olarak Nedir Dağınıklık”, demiş Kingston.

Kullanmadığınız ya da Sevmediğiniz Nesneler: İnanılmayacak kadar fazlaydı. Taaa, üniversite yıllarında bana hediye edilen ve hediye edilen şey atılmaz, satılmaz, başkasına verilmez diye saklamak zorunda hissettiğim binlerce ıvır zıvır. Ya da kendi çok para verip aldıklarım ve beğenmediklerim ya da olmayanlar ya da bir nedenden dolayı kullanmadıklarım.

Dağınık ya da Düzensiz Nesneler: Düzenlisi var mıydı acaba bizde. Yine de hakkımı yemeyelim, yedek tuvalet kağıtları süper düzenli duruyorlardı. Bir tek onların yerine dokunmadık.

Çok Küçük Bir Alanda Çok Fazla Eşya: Şu Karen Kingston İngiliz olup Bali’de oturmasa bu kitabı yazmadan önce özellikle bize gelip incelemiş olduğuna inanacağım. 90 metre karelik evde adım atacak yer yok. Bir de irili ufaklı sürüsüne bereket nesnelerle bezenmiş her yer. 2 büyük yetişkin, 1 ergenlik çağı insan, 3 kedi ve 5 hamster ve milyarlarca görünmeyen toz böcekleri yaşamaya çalışıyoruz işte.

Tamamlanmadan Bırakılmış Her Şey: Hangi birini sayayım bilmem ki, yatak örtüleri, kaneviçe tablolar, örgü kazaklar, maketler, öyküler, roman taslakları, yağlı boya tablolar, yarısı seyredilmiş filmler, 3-5 sayfa okunup bırakılmış kitaplar, tamir edilmek için sökülüp sonra toplanmamış elektronik aletler, bozuk telefon, bozuk fotograf makinesi, bozuk mp3 playerlar, bozuk ütü, vs…

Kitabın en önemli kısmı ise bu dağınıklığın kişiyi nasıl etkilediğinde.

Dağınıklık Kendinizi Yorgun ve Uyuşuk Hissetmenize Neden Olur. Çok doğru. Ben de çareyi boşuna vitamin haplarında arıyormuşum. Dağınıklık gideli beri gece yarılarına kadar ütü bile yapıyorum.

Dağınıklık Sizi Geçmişe Bağlar. Evet, bu da doğru. Habire geçmişi hatırlayıp, bir anılar kitabı yazmayı tasarlıyordum.

Dağınıklık Bedeninizde Tıkanıklıklara Yol Açar. Evet. Çok sevdiğim yürüyüşlerime süresiz ara vermiştim, yeniden başladım. 1 haftadır şen şakrakım.

Dağınıklık Kilonuzu Etkiler. Valla buna da bir diyeceğim yok. Giderek kilo aldığım gün gibi aşikar. Tartılara çıkamaz, giysi mağazalarının önünden geçemez oldum. Ev toplandığından beri akşam yemeklerini kestim. Hem de kendiliğinden.

Dağınıklık Karmaşa Yaratır. Bu da doğru. Son senelerde ne istediğimi bilemeden bir o dala bir dala koşturup duruyorum. Peki şimdi biliyor musun diyeceksiniz. Daha net düşünüp konsantre olabiliyorum. Ama zaten epi topu 1 hafta oldu dağınıklığa son vereli.

Dağınıklık İnsanların Size Karşı Tavrını Etkiler. İşte bunu bilemem. Ama, en azından Feng Shui’ci arkadaşımın dayanamayıp dizginleri eline aldığını biliyorum. Yaşasın.

Dağınıklık Ertelemeye Yol Açar. Ah, ah, sen bu erteleme işini kime diyon acaba?

Dağınıklık Uyumsuzluğa Yol Açar. Giderek kimselerle anlaşamamam bu yüzden mi ki acep? Bense yaratıcı zekama bağlamıştım.

Dağınıklık Yaşamınızı Askıya Alır. Yaşımı da askıya alsa ya. İşte o zaman seve seve dağınık yaşarım.

Dağınıklık Yılgınlık Yaratır. Evet, yataktan sürüne sürüne kalkıyordum. Bir kaç gündür alarmdan önce uyanıyorum. Ve hep böyle devam etmesi için parmaklarımı çapraz yapıyorum.

Dağınıklık Bagaj Fazlası Yaratır. Bunu hiç düşünmemiştim. Ama Danimarka’ya giderken nasıl lüzümsuz ve fazladan şeyler götürdüğümü siz de biliyorsunuz, değil mi?

Dağınıklık Duyarlılığınızı ve Yaşam Sevincinizi Köreltir. İnanırım. Son zamanlarda Godot’yu Bekler gibiydim.

Dağınıklık Fazladan Temizliğe Neden Olur. Tabii yapılırsa, yapılmazsa benim gibi pis evde oturulur. Son zamanlarda temizlik yapıldığı günün akşamı bile kenarda köşede tozlar belirmeye başlamıştı.

Dağınıklık Sizi Düzensiz Yapar. Evet, yapar.

Dağınıklık Hastalık ve Yangın Riski Oluşturabilir. Neyseki o dereceye gelmedik.

Dağınıklık İstenmeyen Bir Semboloji Yaratır. Bu konu biraz derin. Kitabı tam olarak okumadan fikir yürütemeyeceğim.

Dağınıklığa Ödediğiniz Bedel Parasaldır. Eh, öyledir.

Dağınıklık Dikkatinizi Önemli Şeylere Verememenize Neden Olur. Evet. Tecrübeyle sabittir.

Bir sonraki bölüm “Peki Neden Dağınık Yaşar İnsanlar?” İşte bu da beni bana tanıtan başka bir konu başlığı. Oldukça nedeni var. En sonunda gelip Obsesif Kompülsif Davranış Bozukluğuna dayanıyor. Yaşasın, ben tam zamanında yırtmışım. Yani yırttığımı sanıyorum. Yine de takibe devam. Dağınıklığa son.

Reklamlar