>

Geçen hafta bu kitap hakkında upuzun bir yazı yazdım. Sonuca bağlayamayınca yayınlamadım. Bir daha da vaktim olmadı.  Bugün aklıma takıldı. Hadi dedim bitireyim şu yazıyı da yayınlansın. Açtım blog kumanda panelini. Kayıt düzenleyi tıkladım. Ne yazmışım bir okudum. Hiç beğenmedim. Hepsini sildim. Şimdi de haykırmak istiyorum.

BEN BU KİTABI ÇOK BEĞENDİM

Nedenini anlatmak uzun iş. Çok üşendim. Anlatmak yerine hoşuma giden cümleleri kopuk kopuk yazacağım. Merak eden okusun derim. Merak etmeyen de okusun. Ben okudum. Ve bir arpa boyu büyüdüm. Arpa boyu sakın küçümsenmesin. O bile büyük ilerleme. Her seferinde olmuyor.

Kitaptan seçmeler:

Sonuçta eğer her eylemin dışsal bir nedeni varsa, o zaman zulmü cezalandırmak ZULÜMDÜR.

Bir romanı ya da şiiri ölümsüz kılan, kendi içindeki karmaşıklığı her okurun aynı sözcüklerde farklı bir hikaye bulmasıdır.

Belirlenimci düzen saplantısının bir SERAP olduğu anlaşılmıştır.

Kişiliğin temelinde nev-i şahsına munhasırlık yatar. Ancak sinir bağlarımıızn dokuma tezgahının kaynağının izini sebatkarca sürerek kendimizi anlayabiliriz. Zira insan kendi kendinin tezgahıdır.

Anılarımız düzmecedir. Biz gerçek olduğunu hissetsek de, aslında anılar incelikle uydurulmuş yalanlardan başka bir şey değildi.

GERÇEKLİK BİZ TANIK OLALIM DİYE ORADA ÖYLECE BEKLEMİYOR, gerçeklik zihin tarafından yaratılan bir şeydir.

FOTO GRAF = Işık Yazısı

Beethoven’ın müziğinde bir belirsizlik öğesi hep vardır, onun bize vermeyi reddettiği tek akor için beyinlerimizi yalvarıp yakartır…. Bu gergin bekleyiş, bu parçanın tek varlık nedenidir, zira amacı tam da tonikteki kadansı ertelemektir.

Belirsizlik duygu yaratır.

Dinleyicilerin esas istedikleri şey, isteklerinin reddedilmesidir.

Yaylı çalgılarla eziyet çeken bizzat biziz.

Senfoni, bizlere gerçek hayatın risklerini taşımadan belirsizliğin heyecanını, bir kalıp aramanın haz dolu endişesini verir.

Herhangi bir şeyin bellekte kalması için acı vermesi şarttır. Yalnızca sürekli acı veren şeyler bellekte kalır.

Benlik, gerçek muamelesi yapılamacak bir kurmacadır. Ayrıca kendimizi kurmaca eserler olarak kavramak kendimizi anlamanın en üstün yoludur.

Benlik bir mekan değil, süreçtir.

Şiir tercümede kaybolan şeydir.

BİR GÜN GELİP DE MADDENİN NASIL BİLİNÇ HALİNE GELDİĞİ AÇIKLANACAK MI?

Benlik kendini bütün olarak hisseder, ama bilim yalnızca parçalarını görebilir. İşte sanat burada devreye girer. BİLİM BİZİ PARÇALARSA, SANAT DA GERİ BİRLEŞTİRİR.

Reklamlar