>

Dün akşam itibariyle memlekete geri döndüm. Bugün İstanbul’dan yayın yapıyorum. Taşını toprağını, trafiğini vapurunu her bir şeylerini özlediğimin İstanbul’u bugün beni en sevdiğim yağmurlu bir günle karşıladı. Sabahın köründe işe gitmek için kalktım. Saatin çalmasını bile bekleyemedim. Gerçi heyecandan sanılmasın. Gece çok sıcaktı. Kapı baca, üst baş açık yatmışım. Gece yarısı fırtına çıkmış. Sabaha karşı titreye titreye uyandım. İstanbul’un ani atmosfer değişimlerini bile özlemişim. Nasıl olsa hiç hasta olmam ben.

Hem sonra bu şehir kadar yazıda bana ilham veren başka bir şehir daha yok. Hele her yaz tatiline gittiğimin Kuşadası bu konuda sıfır. İlham vermek bir kenara dursun, oraya gider gitmez yerimden hiç kalkmamacasına halı dokuyasım geliyor. Hatta bir yaz marangozun birine basit bir tezgah siparişi bile vermiştim. Adam bir çerçeveye çivileri çakmış getirmiş. Basit dediysem, ilkokulda elişi dersinde yaptıklarımızdan anlayacağını hiç düşünmemiştim. Tezgahın bir de şöyle bir orijinalliği vardı: çivilerin hiçbiri karşılıklı değildi. Büyük ihtimal bana verev halı dokuma işini layık görmüş. Karşılıklı iletişim ve asap bozukluğu sonucu ben o tezgahı zamanında elli lira ödeyip satın almak zorunda kaldım. Madem istediğin gibi olmamış parasını niye verdin derseniz. Valla ben aslında ödemeyi peşin yapmıştım. Marangozun yaptığını beğenmeyince paramı geri alamadım. Üstüne üstlük işi beğenilmeyen marangoz bir takım triplere girdi, üzerine hüzün bastı. Tesellisi yine bana düştü.

Neysem bu sabah vapurla Kabataş’a geçtim. Oradan Taksim’e çıkmak için funikülere girdim. Taksim’e varana etrafı gözlemledim. Kısaca 4 erkek tipi tesbit ettim:

1. Gömlek yakasını en yukarıdaki düğmeye kadar, boğulacak gibi ilikleyenler: sapık ve saplantılı tipler. Her bir şeyi hakimiyet altına almak isterler. Kendi yaşam sahaları içerisinde, haberleri olmadan kuş uçmaz. Bir elleri ıslanınca diğerini de ıslatırlar. Evde intizam, düzen, organizasyon mükemmeldir. Tüm konserveler dolaba boylarına göre ve etiketleri öne gelecek şekilde dizilir. Çekmecelerin içi bölmelidir. Diş macunu asla ortasından sıkılmaz. Hasbel kader sıkan birisi olursa eğer, o kişinin can güvenliği bilinmeze girer. Eziyet çeker ve çektirirler.

2. Gömlek yakasını en yukarıdaki düğme hariç bir alttakinden düğmeleyenler: ideal erkek türleri. Hakimiyet altına girmeyi severler. Her şeye olur ve evet derler. Evlenene kadar annelerinin sözünden evlendikten sonra eşlerinin sözünden çıkmazlar. Çalışır kazanır evi geçindirirler. Çoluk çocuğa karışır her yaz bir kere yurt dışına tatile giderler. Her yeri gezer ama en sonunda vatanım diyerek ülkelerine geri dönerler. Vatan toprağı en iyi topraktır. En makbul arkadaş hemşerilerdir.

3. Gömlek yakasını en yukarıdaki düğme hariç iki düğme alttan ilikleyenler ya da göğüs bağır açık gezenler. Free takılırlar. Ezeli gezgindirler. Nerede sabah orada akşam tipleridir. Hayatı pek umursamazlar. Ya da o kadar çok umursarlar ki hayatı hayat için yaşarlar. Para pul önemli değildir ama parasız pulsuz da kalmazlar. Sadakat kelimesi sözlüklerinde yoktur. Pek evlendikleri görülmemiştir. Eğlencelidirler.

4. Gömlek yakasını en yukarıdaki düğme hariç iki düğme alttan ilikleyen ve gömlek içine sıfır yaka, lekesiz beyaz tişört giyenler. İşte en tehlikeli erkek türleri bu tiplerdir. Ne yapacakları belli olmaz. Sağ gösterip sol vururlar. Evcil durup ezeli çapkın çıkarlar. Hiç bir yerle ve hiç bir şeyle bağlantıları yoktur ama varmış gibi gösterirler. Söz verip tutmazlar. Ağlaya zırlaya tövbe edip ertesi gün yine yapacaklarını yaparlar. Ancak çok çok eğlencelidirler. Karşılarına kendi türlerinden birileri çıktığında bir müddet kuyruk acısı çekseler de duruma çok çabuk uyum sağlayıp topuklarına bakmadan ortadan toz olurlar.

Reklamlar