>

Bugünlerde hep oradan oraya koşuşturuyorum. Bir kaç gündür ofise bile uğrayamaz oldum. Hele bir rahat nefes alayım da öyle yazarım desem de oturur oturmaz uykum geliyor. Sonra bir bakıyorum yine bir çok günlük kayıt eksik. Geçenlerde eski kayıtlara baktım. Bir aralar ne güzel düzenli bir şekilde her gün yazarmışım. Yaptıklarım ve düşündüklerime şöyle bir göz atınca çok güldüm. Zaman gelmiş buğday başağı gibi oradan oraya savrulmuşum. Zaman gelmiş bir şeylere takılıp durmuşum. O günler gene iyiymiş, son kayıtlara bakıyorum da savrulma safhasını oldukça geçmiş, kökten de kopmuşum artık. Bu da böyle bir zaman işte. Bundan böyle farklı bir boyuttayım. Ne çıkarsa bahtıma.

Elimdeki son kitap Amatör Edebiyat ve Patates Kabukları Turtası Derneği. Öyle şirin ki… Mektuplar biçiminde yazılmış. İkinci dünya savaşı sırasında Manş Denizindeki küçük ve işgal altındaki bir adada, Guernsey, geçenleri konu alıyor. Çerçeve öykü savaş zamanı bir gazetede haftalık yazı yazan bir kadın yazara savaş sonrası Times’ın Kitap eki için bir yazı dizisi ısmarlamasıyla başlıyor. Kadın yazar aynı zamanda takma bir adla kronik yazmaktan bıkmış, yeni romanına konu arıyor. Mektup biçiminde olmaları sayesinde akıp gidiyor. Edebiyat Kulübünün kuruluş nedeni çok komik. Tek amaçları Almanlardan kaçırıp sakladıkları domuzu pişirip ziyafet çekmek olan bir avuç insan sokağa çıkma yasağı sonrası eve dönerlerken yakalanınca aralarından en muzuru, biz bir edebiyat kulübüyüz sizi de bekleriz falan gibi abuk subuk bir öykü anlatıyor. Anı kurtarıyorlar. Hemen ertesi gün gidip adanın tek kitapçısındaki bütün kitapları satın alarak karargah olarak kullandıkları birinin evine yığıyorlar. Bu arada savaş zamanı kitap satışlarının artması insanların okumaya düşmesinden değil elde avuçta yakacak bir şey kalmadığından. Isınma kaygısı yani. Sonraki sayfalarda görüntüde sıradan yaşamları olan bu insanlardan her birinin farklı öyküsü yer alıyor. Savaş öyküleri tabii. Anlatım tonu sayesinde acıklı bağlamlarından kurtulmuşlar.Henüz bitirmedim.

Güzel bir müzik sitesi vardı. Grooveshark. Fizy.com’un öncüsü ve daha iyisi diyelim. Ne olduysa mahkeme kararıyla kapatılmış. Çok üzüldüm.

Daha fazla yazmak isterdim ama durumlar biraz sıkışık. Yanlış yere park etmekten arabayı kaptırdım. Her ne kadar bu aralar çok kullanmasam da gidip almak lazım. İçimden alın sizin olsun deyip galeriye koşup yeni bir tane daha almak geçiyor. İçim öyle diyor da, bedava vermezler tabii. Gerçi verseler ve ben de arabayı çekildiği otoparkta bıraksam,  ne olur acaba ya…. Elbet bir gün gelip bulurlar mı beni? Bulsalar mesela cezayı ve park parasını ödemesem ne olur? Sonra gelip evi götürseler, otele yerleşsem. Ve bu böyle sarmal sarmal devam etse… Nereye kadar gider? Beni kafese atmaları ne kadar sürer? Hem sonra kafese atılınca ne olacak? Diyelim kimse çıkartmaya yeltenmedi. Ben de çıkma girişiminde bulunmadım. Bir park cezası yüzünden müebbet kalınır mı? Ya da bu park cezası ben ödemeden nasıl sıfırlanır? Kafesin bulaşıklarını yıkasam olur mu? Belki de dağa kaçar eşkiya olurum. Bu sabah öylesine bir kaçma kovalama durumu oynayasım var işte…

Reklamlar