>



Leylak Dalı’nın bana bu mimi göndermesinin üzerinden yirmi iki gün geçti. Bu süre zarfında ben ne yaptım? Salonda kanepeye gömülü oturup boş boş baktım, kah okudum, kah uyudum, kah hayal kurdum. Bol bol Mad Men, Sex and the City seyrettim. Hiç ama hiç yazmadım. 


Okumana gerek olmayan kitaplar:
Elbet bir gün basılacak kendi yazacağım kitaplar


Daha önce okuman gereken kitaplar olmasaydı okumak isteyeceğin kitaplar:
Genelde o anın estirdiklerine göre sağa sola savrularak yaşamını sürdüren biri olarak böyle bir listem yok. Okumam gerekenlerin arasına aklımda hiç olmayan ve anlık okumayı arzuladığım kitapları daima sokuşturmuşumdur. Örnek: dün elimde Stephen King’in On Writing kitabı varken ofiste Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’sını buldum ve iki sıkının arasında onu okudum. 


Uzun zamandan beri okumayı düşündüğün kitaplar:
Cervantes – Don Kişot, Marcel Proust – Kayıp Zamanın Peşinde, Melville – Moby Dick, Sterne – Tristram Shandy, Musil – Niteliksiz Adam, Nabokov – Lolita


Uzun zamandan beri arayıp bulamadığın kitaplar:
Reşat Ekrem Koçu’nun İstanbul Ansiklopedisi. Bahsini ilk Orhan Pamuk’tan duydum. Sonrasında bir çok sahaf dolaştıysam da bulamadım. Birinci cildin her hangi bir fasikülünü (orijinal) tesadüf eseri Barbaros Point Otel’in kitaplığında elime alınca acayip mutlu olmuştum.


Şu anda üzerinde çalıştığın konu ile ilgili kitaplar:
Yazı üzerine teknik kitaplar. Tobias – Roman Yazma Sanatı, Barthes – Romanın Hazırlanışı 1 ve 2, Story – Robert Mckee, Barthes – Yazma Arzusu


Her olasılığa karşı elinde bulunmasını arzuladığın kitaplar: 
Kutsal kitap, Odyssey, İliada, Decameron, 1001 Gece Masalları


Belki bu yaz için bir kenara kaldırabileceğin kitaplar:
Yaz kitabı kış kitabı şeklinde bir sınıflandırmam yok.


Kitaplığında öteki kitaplara eşlik etmesi için gerek duyduğun kitaplar:
Valla kendimi küçültüp ciltleyip rafa sığacak boyuta getirebilseydim öteki kitaplara seve seve eşlik eder, aralarında memnun mesut yaşardım.


Sende beklenmedik ve çılgınca bir ilgi uyandıran, üstelik buna haklı bir gerekçe bulamadığın kitaplar:
Da Vinci Code, Rüzgar Gibi Geçti’nin devamı olarak yazılan Scarlett (oldukça eski tabii… Lyon’dayken piyasaya çıkması esnasında kıyametler kopmuştu. Sonra ikinci el kitap satan dükkanların rafları Scarlett’le doldu taştı. Neyseki ilk satanlardan olduğum için benimki iyi bir fiyata gittiydi).

Onun dışında tüm Orhan Pamuk ve Murat Gülsoy kitapları ben de beklenmedik ve çılgınca bir ilgi uyandırır ama zaten sevdiğim hatta fetiş diyebileceğim yazarlar oldukları için daima haklı gerekçem vardır.

Çok uzun zaman önce okunmuş olsa da şimdi yeniden okumak isteyeceğin kitaplar:
Sartre, Simon De Beauvoir, Camus, Kafka, Jerzy Kosinski, Proust, Poe, Sheakespeare, Kundera… öyle çok ki ömrüm yetmez.

Hep okumuş numarası yaptığın ama gerçekten oturup okumanın zamanı geldiği kitaplar:
Kutsal Kitap

Bu mim buraya kadar. Cevaplamak isteyen olursa ne olur yorum yazarak haber verin sizinkileri okumak isterim.

Her gönderinin altına bir evvelki gün kendimle ilgili yaptığımdan gurur duyduğum 3 şeyi sıkılana kadar listelemeye devam edeceğim:

1- Bumed Atölyeye giderken benim ortağın hediye ettiği kıpkırmızı rujumu sürdüm ve yolda silmedim. Hatta arada tuvalete gidip tazeledim.
2- Sabah kalkıp ofise gittim ve çalıştım.
3- İlk yazdığım öyküleri bir araya topladım ve taslağını bastırıp elime aldım.

Reklamlar