>

Geçen sene bu aralar Danimarka’daydık. Daha dün gibi diyesim var ama gerçekte üzerinden çağlar geçmiş gibi hissediyorum. Sabah sabah eski fotoğrafları karıştırdım. Anlatmadık o kadar çok şey varmış ki… Gerek Danimarka’dan gerek başka gezilerden. Ne kadar hızlı yaşadığımızın farkına vardım. Eminim benden hızlılar vardır, ooo senin ki de bir şey mi diyecekler.

Neyse bu sene biraz yavaş vitese takasım var.

Hava günlük güneşlik. Tek bir kar umudu bile yok. Halbuki ezelden beri tek beklentim yılbaşında lapa lapa kar yağması…

Anais Nin’den beğendim bir kaç cümle bugün için yeterli olsun. Çok işim var. Geri kalanını yarın anlatırım sevgili günlük.

Düşler, gece ve gündüzün hoş ve doğal birleşmesinden başka bir şey değildir.

Fazlaca dar geldiğinden eski derisini sıyırıp atmaya kıvranan bir yılanınki kadar güçlü bir şekilde günlüğümü yayınlatma ihtiyacı hissediyorum.

İnkaların kollektif yaşamı, amerikan kollektif yaşamının sonucu olan benlik kaybına yol açmadı mı ki?

Göreneksel yaşamın, kurallarıyla, yapısıyla, yasallığıyla, vs… sunmuş olduğu koruma, özgürlüğün tam kaybıyla eş güdümlü gider.

Reklamlar