Etiketler

Bugüne kadar kimselere çıtlatmadım ama uzun zamandır taş devrine geri dönme hayalleri içerisinde yaşıyorum. Hatta ateşin bile henüz bulunmadığı zamanlara. Bugünün teknolojisinde de, medeniyetinde de, demokrasisinde de ve özellikle de bürokrasinde hiç ama hiç gözüm yok. Çoluğum ve çocuğumla birlikte o tek göz mağaramızda mutlu mesut yaşamak istiyorum. Gidebileceğimiz tek mekan bir ya da iki günlük yürüme mesafesi olsun diyorum. Sayılmayalım, fişlenmeyelim, yargılanmayalım.

Sabun, süpürge, bez neyi cinsinden bir şeyler henüz icat edilmemiş olsun. Sabah kalkınca kocaya hadi aslanım bir koşu git bir hayvan yakala gel de kahvaltımızı yapalım diyeyim. Tarım vs daha icat edilmemiş olsun. Zaten başımıza ne bela geldiyse hep o unlu mamüller yüzünden gelmedi mi? Tarlada çalışmak dahil. Civarda ne meyve varsa onu koparalım. Sebze varsa ateş olmadığından çiğden yiyelim. Koca avlanıp gelirse eğer yemek pişirme, sofra kurma, kaldırma, bulaşık yıkama dertleri vs olmasın, av hayvanını hemen oracıkta, mevsim yaz güz ise mağaramızın önünde açık hava da yok eğer kışın günüyse içeride kuytuda parçalayıp çiğ çiğ mideye indirelim. Kanını da şarap niyetine kan yapar diyerekten içelim.

Av hayvanlarının postunu da üzerimize geçirelim. Çamaşır derdi de olmasın. Yok beyazlar ayrıymış, donlar çoraplar havlularla karışmazmış hiç uğraşmayalım. Zaten taş devrinde filmlerden gördüğüm kadarıyla iç çamaşırı da henüz icat edilmemiş.

Mağaramızın duvarlarına taşlarla çiziktirelim. Taşları duvarlara vurup ritm tutalım. Şarkı söyleyelim, eğlenelim. Hatta konuşma yeteneğimiz de henüz gelişmemiş olsun, kimse kimseye caz yapamasın.

İşte tam bu şekilde hayallere dalmışken uzun zamandır görüşmediğim eski iş yerinden arkadaşlarla buluştuk. Arkadaşlığımız artık o kadar eskilere dayanıyor ki, iş yerinden değil de sanki hep birbirimizi tanırmış gibi hissediyor, bir araya gelince mutlu oluyoruz. Bir ara sohbet sağlıklı beslenmeydi, diyetti o konulara kaydı. Ve sağlık konusuna önem veren bir arkadaşım fotoğrafta görülen Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın Taş Devri Diyetini tavsiye etti.

Diyet derken yanlış anlaşılmasın, burada zayıflamak değil sağlıklı yaşamak ve bir takım hastalıklardan beslenme yöntemiyle korunmak söz konusu. Konuyla ilk olarak 90-97 yılları arasında Fransa’da hamileliğim sırasında tanıştım. İnandığım, güvendiğim bir konu. Kiki bugün 16 yaşında ve ben hamile kalmadan 3 ay önce başlamış olduğum sağlıklı beslenme rejimini hem hamileyken hem de doğumdan sonraya kadar uzun müddet sürdürdüm. Hatta konuya o kadar yatırım yaptım ki, haftalık menüler yaparak bu doğrultuda dengeli beslendim. Bunun faydasını şimdi gözlemleyebiliyorum. Az hasta oluyoruz. Ve Kiki her türlü sebzeyi yiyebiliyor. Bugün artık bazı şeyler alışkanlık oldu. Bir kısmını ise üşengeçlikten savsaklamaya başladım. Yine de evde yenen sebze meyve miktarı çoktur. Ancak bunu da bilinçli yapınca bir çok kronik hastalığa karşı önlem alındığını ve bir çoğunun da sadece beslenme alışkanlıklarını değiştirerek iyileştiğini biliyor muydunuz?.

Daha sonra yazar ne yazar ne yazamaz‘ın blogunda bahsettiği siteyi buldum. Hatta bir gün Cafe Nero’da buluştuk bana çizerek anlattı: World’s Healthiest Foods. Malesef ingilizce ama hem pişirme tarifleri var, hem de bazı hastalıklarla savaşmak için hangi besin seçilmeli, hangi besinlerde neler var hepsi bu sitede detaylı bir şekilde açıklanmış. Örneğin depresyondasınız, anksiyete var, uykusuzluk çekiyorsunuz, rüyalarınızı hatırlayamıyorsunuz, konsantarsyonunuzu çabuk kaybediyorsunuz, vs… çözümü tryptophan‘da. Ya da mesela Limon’un kansere karşı bir önlem olduğunu duydunuz. Doğru mu değil mi merak ettiniz. Ana besin maddelerinden limona tıklayıp bakıyorsunuz ve kanserden başka daha bir çok hastalıktan ölüm riskini azalttığını görüyorsunuz.

İşte tüm bu bilgilerin bir çoğu ve daha nice detaylı bilgi Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın kitabında soru cevap olarak oldukça aydınlatıcı biçimde anlatılmış. Bu arada tereyağ ve kuyruk yağının aklandığını biliyor muydunuz? Peki lahananın buharda pişirilirse kolestrolü düşürdüğünü?

Taş Devri Diyeti adının verilmesi de henüz tarım ürünlerinin tüketiminin başlamamış olması. Bana uyar.

Reklamlar