Etiketler

, ,

Blog macerasına 2008 yılında blogger’la başladım. O kadar hoşuma gitti ki, kendi alan ismime sahip olmak istedim. Önce http://www.kunegond.com’u satın aldım. İki sene ödedikten sonra geçen sene tarihini geçirdim ve ismi kaybettim. Bu sefer okunuşu aynı diyerekten http://www.qunegond.com alan ismini satın aldım. Son zamanlardaki olaylara gelene kadar alan ismi satın alanların başka türlü sebeplerden yine görüntülenmeme problemleri oldu. O zamanlar iyice uzmanlaştım. Cname’ler, ARecord’lar, türlü ayarları değiştirmem gerekti. Tam rahat ettim diyordum ki, bilinen blogspot davası gündeme geldi. Ben de iyice kızdım ve anında wordpress’e geçiş yaptım. Ancak DNS ayarlarını değiştirerek bu sorunun da üstesinden gelindi. O halde, iki blog adresine de güncelleme yaparım dedim. Ve bir kaç güne kadar da bu şekilde devam ettim. Ne de olsa beni diğer taraftan arayıp soranlarım oldukça çoğunluktaydı. Bir kaç gündürse .com uzantılı blogger’lara yine ulaşılamıyor. Hem de hiç. Bu sefer yorgunum. Hiç bir şey araştırmak, öğrenmek ve değiştirmek istemiyorum.

Dolayısıyla diğer siteyi tamamen kapatıyor ve 14 nisan’da yenilenmesi gereken alan ismi hakkını da yenilemeyerek açığa alıyorum. Bundan böyle sadece http://www.qunegond.wordpress.com adresindeyim. Belki ileride bu sefer buradan başka bir uzantı ile bir alan ismi satın alabilirim. Şimdilik o kadar ilerisini düşünmek de yoruyor.

Aramalarda bol bol çıkabilmek umuduyla burada adresi bir defa daha tekrar ediyorum. Gerçek Qunegond işte bu adreste:

http://www.qunegond.wordpress.com

Kısa kısa haberlere gelince;

1- Çavdar Tarlasında Çocuklar’a başladım. Acayip sürükleyici. Elimde iş olmasa bir oturuşta okuyacağım. Belki bir ergenin ağzından yazılmış ama bazı şeyler var ki yetişkin olsanız da hiç değişmiyor. Detaylı bilgi haftaya…

2- Bütün gün evde çalıştım. Çikolatalı pasta yaptım. Zeytinyağlı taze fasulye pişirdim. İşler hala bitmedi.

3- Dışarıda enfes bir yağmur var. Yakındaki markete giderken yanıma şemsiye almadım. Nasıl olsa hava çok soğuk değil, hem de ıslanırım diye. Bir güzel ıslandım geldim. Telefon çaldı. C.İ. sakın dışarı çıkmayın, çıkarsanız da muhakkak şemsiye alın, ıslanmayın çünkü radyasyon yağmuru bu demez mi? Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye demedim tabii.

4- Radyo Virgin’i dinliyorum. DJ Tarkan bir uzun çalar koydu ve ortadan kayboldu galiba. Oldukça uzun oldu bu sefer. Deminden beri aynı cıs tak, cıs tak… gerçi huzur verici ama şu anda ihtiyacım yok.

5- Bu sene film festivalinden bi-haber yaşıyorum. Gidenler paylaşırlarsa belki sonradan DVD’lerini bulma şansım olur.

6- NY kumbarası iyi gidiyor. Şimdiye kadar hiç sektirmedim. Asıl biriktirmesi sorun değil de ilk krizde o birikmişlere dokunmamak, onların kutu içindeki varlığını yok saymak bir mesele. Yine de, ara sıra bazı bazı kumbaraya katkıda bulunmaya karar verdim. New York’a gitmek için 3,5 sene beklemek çok fazla. Nasılını düşünmekteyim.

7- Bir aydır her gün bir gönderi yazıyorum. Mutluyum.

8- Ne demişler hedefleri küçük tut ki erişebilesin. Eriştikçe kendine güvenin gelsin. Şimdilik 2 işi gayet güzel götürüyorum.

9- Son iyi haber: Ev muhasebesini de şirket muhasebesi gibi tutmaya karar verdim. Gireni çıkanı kuruşu kuruşuna yazıyorum. Bazı harcama kalemlerine çok sinirim bozuldu. Şirkette olsa harcamadan sorumlu elemanı odama çağırıp bir güzel haşlarım. Şimdi nasıl olacak?

Reklamlar