Etiketler

,

Başı göğe erdi derler ya, işte bana da öyle oldu.

Kitaplardan filmlerden duyup bir türlü ne biçim bir şey olduğunu bilmediğim, tadına hiç bakmadığım o ünlü yulaf ezmesi “Porridge”in nasıl bir şey olduğunu öğrenmekle kalmayıp yapmasını da Danimarka’dan gelen konuğum sayesinde becerdim. Bundan böyle sabahları bir tas Porridge ile kahvaltı ediyorum. Öğleye kadar acıkmıyorum.

Geleyim yulafın yararlarına, sevdim ya hemen bakayım dedim muzır bir şeyler var mıymış. Hoş sürprizlerle karşılaştım. İlk defa severek yediğim bir şey faydalı çıktı.

1- Kolestrolü düşürücü etkisi kanıtlanmış. Dolayısıyla kardiyovasküler hastalık ve kalp krizi riskini azaltıyor.

2- Yüksek tansiyon üzerinde etkili. Özellikle kadınlarda menopoz sonrası öneriliyor.

3- Enfeksiyonlara karşı immün sistemi güçlendirerek vücudun direncini destekliyor.

4- Kan şekerini dengeliyor.

5- İkinci tipten diyabet riskini azaltıyor. Bazı kanser çeşitlerine yakalanma riskini azaltıyor.

6- Anti oksidan faydaları çok fazla. Özellikle Selenyum ve Magnezyum zengini. Dolayısıyla Kolon (Barsak) kanserleri riskini oldukça azaltıyor.

7- İçerdiği çok fazla fiber (lif) dolayısıyla özellikle de menopoz sonrası göğüs kanseri riskini azaltıyor.

8- Çocuklarda astıma karşı koruyucu.

9- Çölyak hastalığına yakalanmış çocuk ve yetişkinler için buğdaya karşın iyi tolere edilen bir alternatif.

Bunca faydası varken ben yulaf yerim diyorum. Bir zamanlar bizim buralarda tek bir fırın vardı yulaf ekmeği çıkaran. Hep oradan alır gelirdim ekmeğimi. Tabii bütün bunlar yulafın bunca faydasını bilmeden olan şeyler. Sadece ekmeğinin tadını beğeniyorum diyeydi. Bir senedir o fırın bu ekmeği yapmaz oldu. Sanırım benden başka alan yokmuş.

101 kitap projesinde dördüncü kitap için kararsızım. Elimde şunlar var:

1- Solgun Ateş – Nabokov

2- Yüzüklerin Efendisi – Tolkien

3- Kör Süikastçi – Margaret Atwood

4- Rüzgar Gibi Geçti – Margareth Mitchell

5- Gece Yarısı Çocukları – Salman Rushdie

6- Yengeç Dönencesi – Henry Miller

7- Beyaz Dişler – Zadie Smith

3, 4,5 ve 7’yi daha önce okudum. Beyaz Dişler’i beğenmemiştim ama yeniden okumaya hazırım. Tolkien kalınlığı açısından korkutuyor. Bir de öncesinde Hobbit okumak gerekir mi gerekmez mi bilemiyorum.

Biraz daha düşüne durayım. Diğerinin bitmesine daha 50 sayfa var. O araya yine bir kaç kitap daha sıkıştırırım.

 

 

Reklamlar