Etiketler

, ,

Yaz aylarını hiç sevesim yok. Sıcaktan bunalıyorum. Tatil fikrinden bunalıyorum.

Deliye her gün bayram misali işsize de her gün tatil.

İşsiz olmak zor meslek.

1- Sabahları erken kalkmama adeti er ya da geç bulaşıyor. Kurtuluşu yok. 2002 yılından beri işsizim arada girip çıkmaları saymazsam 9 sene olmuş, geçen ay sabah uykusu hastalığına ben de yakalandım. Ne yaparsam yapayım kurtulamıyorum.

2- Hayat boyu iş sahibi olmaya alışmış birinin zamanını kendi tasarlıyor olması utanç, pişmanlık, vs gibi kötü duygulara meydan veriyor. Ayaklarımı uzattım oturuyorum ama şu anda şunu yapıyor olmalıydım. Müze, sergi geziyorum ama şu anda yemek pişiriyor, ev temizliyor olmalıydım.

3- İkinci maddenin devamında baş gösteren ve hiç geçmeyen sıkıntı halleri. Öyle ki bir müddet sonra o sıkıntı kanıksanıyor ve aileden biriymiş gibi oluyor. Sıkıntım ve Ben şeklinde yeni bir yaşam tarzı oluşuyor.

4- Bu yeni yaşam tarzının sonuçlarından bir tanesi de çeşitli bağımlılıklar geliştirmek. Alkol, yemek, alışveriş, keyif verici maddeler, sigara ya da esrar, hap cinsi artık ne varsa yakında… Bunlar hep bilinen şeyler. Eksikliğin yerine geçirdiğimiz el altındaki geleneksel şeyler.

Bir de çok fazla üzerinde durulmayan bağımlılıklar var ki son zamanlarda bir kaç tanesinden oldukça sık bahsedilmeye başlandı. Seks bağımlılığı, oyun bağımlılığı. Bir ay boyunca 70-80 adet kız ya da erkek arkadaş sahibi olup bunları bir deftere not edip hesabını tutanlar var. Hadi bizim ülkemizde ay başına bu rakam çok fazla ama olsun olsun üç aylık dönemlerde olsun. Diyeceksiniz ki alan memnun veren memnun… Konuyu biraz inceleyip, kendileriyle yapılan röportajları okuyunca aslında bu seks bağımlılarının hiç de öyle  memnun olmadıklarını gördüm. Aynı canı sıkılınca yemeğe dadanıp sonunda da pişmanlıktan kusanlar gibi. Tabii buradaki fark yaşanmışlıkları kusamıyorsun. Belki de daha acı düşünürsek. Ellerinde değil sıkılınca, öfkelenince sigara yakan kişi misali sekse başvuruluyor.

Ya da oyun bağımlılığı. İnternet, cep telefonu, bilgisayar, televizyon her türlü oyun içinde…

Bu arada kitap bağımlılığı, yazı bağımlılığı da neden olmasın? Eğer tanım itibariyle bir eksikliği giderme amacıyla ortaya çıkıyorsa. Düşününce bir sürü bağımlılık bulmak mümkün. Anneye, babaya, evlada, çocuğa, kişiye bağımlılık bunlar da içine girmez mi eğer sesini duymadan, yüzünü görmeden bir gün bile geçiremiyorsan?

Spor bağımlılığı. Her gün bir kaç saat spor yapmazsa, ter içinde kalmazsa o günü geçiremeyenler var. Bu da sayılmaz mı?

Sorun burada hangi andan itibaren gerçek bağımlılık haline geldiğini saptayabilmekte…

İster spor olsun ister sigara, alkol, seks, oyun, kitap, yazı, her hangi bir kişi… keyif olmaktan çıkıp mecburiyete dönüştüğü an bence bağımlısın demektir. Öyle ki bu mecburiyet kendi kendine koyduğun bir şart, olmazsa eksikliğini en derinden hissedip acı çektiğin bir şart.

Bağımlılık konusuna takılıp kaldım çünkü son zamanlarda bilumum yabancı dergilerde bu konuya rastlıyorum. Hatta modern zamanların hastalığından bahsedenler bile var. İşin ilginç tarafı böylesi bağımlılığı geliştiren tiplerin depresif görünmekten çok dışa dönük, neşeli, hayatın ve kendinin sınırlarını zorlamaktan hoşlanan, risk almayı sevenler olmasını öğrenmek şaşırttı. Her zaman demez mi büyüklerimiz görünüşe aldanma diye… İşte burada da ispatı.

İkinci dikkatimi çeken noktaysa kadınların utanç ve suçluluk hisleri sayesinde bağımlılıklardan erkeklere nazaran daha kolay ve çabuk kurtulabilmeleri. İstatistiklerle kanıtlanmış.

Aslına bakarsanız hiç şaşırtmadı. Bazı bazı kötü damgasını yapıştırdığımız bu duygular bir nevi doğru yola sokma görevi üstleniyor, tabii uygun davranış modeli benimsenirse. Tam tersinin de devreye girmesi mümkün.

Bu dördüncü madde oldukça sarktı. Konu uzun.

5- İş aramak zorunluluğunda bırakılmak. Herkesin bir işi olmalı zihniyeti. Sadece yaşamak, nefes alıp vermeye devam etmek bir iş sayılmaz mı? Neden ama? Dolayısıyla topluma karşı iş arayışında olup gizliden gizliye iş görüşmelerini sabote etmek. Ve bunu iç rahatlığıyla becermek.

Burada bitiriyorum yoksa giderek daha saçmalayacağım. Halbuki bugün çok işim var. Dediğim gibi işsiz olmak çok zor. Yapılacaklar yükünün altında belin bükülüyor.

Bu son tema değişikliği. Söz veriyorum bundan sonra değişiklik yok. Ben de bunaldım artık.

Belki de değiştiririm. Öyle kararsızım ki… Bir türlü aradığımı bulamadım.

Reklamlar