Etiketler

, ,

Barış Bıçakçı’nın Bizim Büyük Çaresizliğimiz’i okuduktan sonra içime bir kurt düştü. Şu tamlayan zamir “bizim”in içerdikleri kimlerdi? Ve gerçekte neydi bu çaresizlik?

  1. Ricasını kıramayacakları eski arkadaşın üvey kız kardeşi Nihal’i, 2 sene boyunca evlerinde misafir etme işine hayır diyemedikleri için Ender ve Çetin’in seneler sonra aynı evde birlikte yaşamalarıyla kurmuş oldukları o cennetsi ortamın bozulması karşısındaki çaresizlikleri mi?
  2. Bir müddet sonra aralarında büyük yaş farkı olmasına rağmen her ikisinin de Nihal’e aşık olmasıyla yaşanan bireysel çaresizlikler mi? Emanete hıyanet ve sübyancılıktan…
  3. Zamanı geri alamayacak olmanın, erken dünyaya gelmişliğin verdiği çaresizlik mi?
  4. Ender ve Çetin’in belki de birbirlerini  doya doya, ulu orta, hissettikleri gibi sevememelerinin karşısında duydukları çaresizlik mi?
  5. Toplum kurallarına uygun olarak cinsel dürtülerin bastırılması sonucu bir çaresizlik mi?
  6. Önce mutluluğu tadıp sonra ellerinden kaçıp gitmesine seyirci kalmanın çaresizliği mi?
  7. Yaşanmışlıkları değiştirememenin çaresizliği mi?
  8. Dolap içindeki gizli yaşamların gizli çaresizlikleri mi?
  9. Erkeğin kadına ve kadının da erkeğe mahkûm oluşunun karşısındaki genel bir çaresizlik mi?
  10. Yaşlanıyor ve hızla sona yaklaşıyor olmanın karşısında duyulan bir çaresizlik mi?
  11. Sevginin ve/veya kıskançlığın büyüklüğü karşısında yaşanan çaresizlik mi?
  12. Zamanı donduramamanın çaresizliği mi?
  13. Zavallılıkların çaresizliği mi?
  14. Hayatın akışı karşısındaki çaresizlik mi?
  15. Şu “bizim” zamirinin altında yatanlar Ender ve Çetin değil de biz hepimiz miyiz?
  16. Hiçbir şey göründüğü gibi değil mi?
  17. Yukarıdakilerin hepsi.
  18. Yoksa olay sadece Ender’in Çetin’i kıskanmasından mı ibaret?  O halde, yukarıdakilerin hiç biri.

Sonuçta yaşam, yanlış anlaşılmaların bibirine eklenmiş hali değil mi?

Laf aramızda Ender’e kıl olduğum çok belli oldu mu? Tam mesleğinin adamı. Çevirmen parçası yani. Bir de ukala. Bilmiş tavırları. Ayna mı tuttu nedir?

Alıntı yapmadan duramayacağım:

Mezarlığı aşkın öteduyumsal kuruntularına mekân olarak seçen bir tek senle ben varızdır herhalde. Sevgilim, şu şu ada şu şu parseldeyim seni düşünüyorum, delice özlüyorum… Hissedebiliyor musun?

Reklamlar