Etiketler

,

Biraz bağlantı sorunları, biraz şu kadim tembellik, erteleme vs tripleri derken bir de baktım ay sonu gelmiş, neredeyse tatil bitecek, eve döneceğim. Hiç bir şeyleri kayda geçirmemişim. Her tatil aynı hikaye. Bu sefer kesinlikle her günümü yazacağım, ne yaptığımı, neler hissettiğimi dosdoğru dökeceğim derim ve yine aynı tas aynı hamam. Bu da bir tür yeni yıl kararlarına döndü. Nasıl yeni yılda karar alınıp yerine getirilmiyorsa yazın günü de günlük tutulmuyor. Şu anda bütün sitede sessizlik hakim. Cır cır böcekleri dışında erkenden yatılmış, tüm komşuların ve evdekilerin üzerinde pireler uçuşuyor ve ben 4 bardak koyu çayı devirmişim, uykum kim bilir ne zaman gelir?

Burada uyku harika çekiliyor. Öyle sabahın köründe kalkmacalar yok, kalkar kalkmaz işe koşmacalar asla yok. En büyük iş kahvaltı etmek, sonra yayılmak derken ögle yemeği, ardından yine yayılmak bir de bakmışsın akşam olmuş, mangal falan bahanesiyle biraz hareket sonra yine yayılmak ve yine yayılmak. Kitap dergi bile okuyamadım desem yeridir. Zaten ekmek yapımına pek bir sardırmıştım. Üçüncü ekmeğimi de yaptıktan sonra bir baktım ıkına sıkıla gidip bakkaldan ekmek almışlar. Ne bu dedim? Ekmek var ya evde. Gek, gük… Biraz da çeşit olsun dedik. Niye söylemediniz? Ben erken kalkar, olmadı makineyi geceden kurar size iki çeşit, üç çeşit ekmek çıkartırım. Yok sen zahmet etme istedik. N’olcak canım ne zahmeti? Taş attım da kolum mu yoruldu? Estağfurullah… Aslında bu makineyi fazla yormamak lazım. Bir şey olmaz ona. Taş gübü Avrupa malı. Haklısın ama fırıncılar da kazansın, yazık. Bak sen şimdi evde ekmek yapıcam diye bir sürü insanın ekmeğiyle oynuyorsun. Fırın sahibi ve çalışanları, dağıtıcılar, bakkal ve karısı ve çocukları… Mesaj anlaşıldı ama pek inanılamadı. Dolayısıyla bir kaç gün daha imalata devam ettim. Sonunda ev yapımı o çeşit çeşit güzelim ekmekleri tıka basa kendim yemek zorunda kalınca, uzun lafın kısası biz yine fırın ekmeğine geri döndük.

Bu arada son yaptığım ekmeği de göstermeden edemeyeceğim. Böylesini yapmak da bir marifet. Değil mi ama?

Bu da başka bir açıdan çekilmiş fotoğrafı. Çok merak edenler olur da nasıl yaptın diye mesaj yağdırırlarsa diye baştan tarifini de vereyim dedim: Klasik ekmek tarifi alınır. 550 gr una 1 paket mayanın 3/4’ünü katın talimatı okunduğu anda paketin tamamı boca edilir. Ve sonuç olarak işte böyle bir Ekmek Patlangacı elde edilir.

Bu arada geçen günden bu yana neler yaptım?

Tarhana yaptım. Çorbasını değil kendisini. Nazilli usulü. Önce pis, kuruduktan sonra mis kokulu.

Nar tanesi ya da Nohut tabir edilen bir örneği inatla en az 7 kere söküp tekrar başladıktan sonra öğrenerek işte bu örnekten beyaz bir şal ördüm. Şimdi örümcek ayağından kenarlarını yapıyorum. Yaz akşamlarında sırtıma alıcam da…

Elif Şafak’ın İskender’ini en nihayetinde bitirdim. Kabahat kitapta değil. Su gibi akarak okunabilecek bir şey ama süründü gitti işte. Bu arada İstanbul’daki intihaldi değildi tartışmaları kulağıma çalındı. İnci gibi Dişler’i de daha önce okumuş ve çevirmenine oldukça laf etmiş biri olarak ikisinin arasında dişe dokunur bir benzerlik bulamadım. İçinde ikiz geçen her göçmen öyküsüne intihal deneydi…

Bir dizi yaban domuzu fotoğrafı çektim.

Bol bol pazara çıktım.

Alabildiğine dinlendim.

Ara sıra dergi okudum.

Gündemi hiç mi hiç takip etmedim. Zaten bu İskender olayını da okuduğumu bilenler İstanbul’dan telefon açıp söylediler.

Artıkın esnemekten gözlerimden yaşlar akmaya başladı. Sivri sinekler ayakta benden başkasını bulamayınca gelip kapıma dayandı. Zaten kanım çoğunun birinci tercihi. Gerçi bu akşam bilumum börtü ve böceğin ilk tercihi durumundaydım. Böceği anladım da börtü ne demek? Terasta oturduğum müddetçe sırtıma, boynuma ve saçlarıma yağdılar. Geçen gün de plajda kertenkele gibi yatarken bir köpek yavrusu musallat oldu.Önce saçlarıma atladı. Sonra üstüme. Ne yaptıysam uzaklaştıramadım. Sonunda pes ettim. Geldi ve akşama kadar yanımda yattı. Anlaşılacağı insanlar tarafından değil ama bilumum hayvanlar tarafından seçilmiş kişiyim. Bunun sonunda ne çıkar bilemiyeceğim…

Yazın bitmesini dört gözle bekliyorum. Zaten gözlerim bozuk, gözlük takıyorum. Hehehe… Tüm komikliğim üzerimde.

Reklamlar