Etiketler

Saat 5:30 ve karga bokunu yemeden yazmak diye buna denir herhalde. Babayım Ben’e mim cevaplayacağıma dair söz vermiştim ama bugün de olmayacak o denli yoğunum. Üstelik ne yardan ne serden geçengillerdenim. Akşama İstanbul Modern’deyim. Bu arada Küçük İskender hakkında yazılan yazıyı ancak dün gece okuyabildim. Kendini ifade etme özgürlüğünün savunucusuyum ama şimdiye kadar böylesine çirkin bir metin okuduğumu hatırlamıyorum. O satırların arkasındaki ismi çok aradım, bulamadım. Zaten bir şey yapacağımdan değil meraktan. Ya ben göremedim ya da yazan kişi zaten saklamış. Eh, saklamakta haklı. Öfke ülkesinde bir gün biri çıkıp eh-be diyebilir. Ha bu arada yazıyı okuyabilmek için tıkladığım siteden iki kere virüs bulaştı. Neyse ki koruyucum usta şıp diye yakaladı. İnfazdan önce her seferinde sorar, bak ben böyle bir mikrop buldum yok edilmesini öneriyorum ama yine de sen ne diyorsun? He de, kopartayım kafasını.

Bir başkası hakkında insan ya da hayvan olsun diyelim böylesi düşüncelere sahip olmak nasıl bir ruh halidir? İnsanoğlu ya da hayvanoğlu egoist mahluktur. Önce kendini kendini kurtarır, kendini düşünür, doğalı budur. İdealist sonradan olunur. Gerçi o da kendini düşünmenin, kendine paye çıkarmanın, büyüklenmenin bir başka yoludur. Anlayamadığım şey şu: ötekiyle neden uğraşırsın? Yani durup dururken neden uğraşırsın? Sonra öteki belirlediğin kimdir?

Kendinden farklı olan tüm diğerleri ötekidir. Her birimiz potansiyel ötekiyiz. Kişiler arasındaki tek fark öteki olma özgürlüğünü hangi sınırlar içinde kullandığı, kullanabildiği. Var olduğu andan itibaren nezaket uğruna beğenmediği yemeği yemeğe, sevmediği ikramları almaya zorla alıştırılarak, yıldızının barışmadığı kişilerin sevgi gösterilerine boyun eğmesi gerektiği kafasına kakılarak büyütülen çocuklardan ne kadar ne beklenebilir?  Genele uyum sağlamasından başka. Hani nerede kaldı her birimizin farklı parmak izlerine sahip olduğu gerçeği? Tek bir işe yarıyor; o da suçluyu bulup ortaya çıkarmak.

Bugünlerde şöyle bir evrensel bakıyorum da düşünen varlığın adı artık insan değil öteki. İnsanoğlunun en önemli özelliği düşünebilme kapasitesi elinden alınmaya çalışılıyor sanki. Varsa yoksa teknoloji olsun, teknoloji üzerine çalışılsın, ha bir de spor unsuru var bunu da unutmamak lazım, çağın ruhu bu.

Üç beş yapraklı bir yelpaze. Seç  seçebildiğini. Bak bunda özgürsün ha. Ancak başka yelpaze oluşturamazsın. Sen de kimsin ya diyeceğim geliyor içimden. Ölümlü değil misin yoksa?

Delphi’deki Apollon Tapınağının girişinde Sokrates’in özü yazar:

Nosce Te Ipsum: Kendini Bil

Reklamlar