Etiketler

, , , , , , ,

Madem ki Solgun Ateş’le işimi bitirdim, listenin beşinci kitabını ilan etmek farz oldu. Bu sefer eski edinimlerime baş vurmak yerine son kitap fuarında bulup almış olduğum Harper Lee’nin Bülbülü Öldürmek kitabında karar kıldım. Her zamankinin aksine bu kararı almak zor olmadı. Hatta şu yeni karar sarkacına bile başvurmadım. İlerleme var diyeceğim ama aslında değil.

Şu sarkacı tavsiye ederim. Kişilik tespitinde bire bir. Hani bana hep Ask a Friend. Bir arkadaşa danış çıkıyordu ya, işin aslı Bülbül kitabını da bana blog arkadaşlarım çok önceden yarı kapalı yarı açık bir şekilde belirtmişlerdi.

101 Kitap listesini günlüğe ilk koyduğumda Leylak Dalı başta olmak üzere bir çok dost, yorum ya da mail adresime doğrudan cevap yollayarak bu kitabın harika olduğunu ve bir an evvel okunması gerektiğini söylemişti. Anlaşılacağı bir arkadaşa danış kehaneti yine gerçekleşmiş oldu.

Bülbülü Öldürmek’i bu sene Tüyap’tan aldım ama ideefixe’te şimdiden “tükendi” etiketini yapıştırmışlar. Ancak Oda Yayınları’nın baskısı hala mevcut. Şimdiye dek benim gibi okumamış olanlar, umutlar yıkılmasın dedim.

Kitabın adı: Bülbülü Öldürmek / To Kill a Mockingbird

Yazarı: Harper Lee

Çevirmen: Gülhan Taşlı

Baskı: 5. Basım/ Temmuz 2011

Yayınevi: Altın Kitaplar

Parantez içinde Harper Lee bir kadınmış arkadaşlar. Ben erkek zannediyordum. Nedense? İşte fotoğrafı: bbc.co.uk sitesinden alınmıştır.

Kitabın ilk basım yılı: 1960

Lee 1961 yılında Pulitzer Ödülünü kazanmış. Kitabın filmi ise 1962 yılında Altın Küre ve 3 Oscar’a layık görülmüş. Truman Capote ile çocukluk ve mahalle arkadaşı olan Lee, bu kitabındaki bir karakteri, Dill, ondan esinlenmiş. Capote’nin Soğukkanlılıkla romanı için araştırma asistanlığı yaparak arkadaşına yardımlarda bulunmuş. Hatta bu öykü Capote ve Infamious isimli filmlerde anlatılmış. Capote’de (2005), Lee’yi Catherine Keener, Infamious’ta (2006) ise Sandra Bullock canlandırmış. Her iki filmi de görmedim. Yuh bana diyorum. Bir de Bullock’u sever geçinirim. Sesine ve tonlamasına hayranım.

Sayfa sayısı: 319

Arka kapak tanıtımı:

Kütüphaneciler tarafından yüzyılın en iyi romanı seçildi. – Library Journal

“İstediğiniz kadar şakrak kuşu vurabilirsiniz ama bülbülü öldürmek günahtır, bunu asla unutmayın.”

1930’lar Amerika’sı. Güney Eyaletlerinden birinde bir zenci, beyaz bir kızın ırzına geçmekle suçlanır. Tecavüz suçunun cezasının idam olduğu bu eyalette, suçlanan delikanlı tümü beyazlardan oluşan bir jürinin karşısına çıkarılacaktır. Ve bu eyalette şimdiye kadar hiç bir jüri bir beyazla bir siyahın karşı karşıya geldiği herhangi bir davada siyahlardan yana karar vermemiştir.

Ön yargılar, şiddet ve riyakarlıkla beslenen Güneyli erişkinlerin ırk ve sınıf ayrımı konusundaki mantıksız yaklaşımlarını Scout adındaki küçük bir kız çocuğunun ağzından keyifli bir dille bize aktaran roman, aynı zamanda insanların vicdansızlığına tek başına karşı koyan bir adamın mücadelesini de anlatıyor.

Kırktan fazla dile çevrilip tüm dünyada otuz milyondan fazla satan roman, 1961 yılında Pulitzer’i, Gregory Peck’in Avukat Atticus Finch rolüyle ölümsüzleştirdiği filmiyle de 1962 yılında Altın Küre’yi ve 3 Oscar ödülünü kazanmıştır.

“Bir edebiyat fenomeni…” – Vogue

“Zekice kurgulanmış sıra dışı bir roman…” – Time

“Böylesine mükemmel bir roman kolay kolay yazılmaz. Bir solukta okuyacaksınız…” – Chicago Tribune

İlk paragraf:

Ağabeyim Jem on üç yaşındayken, kolu dirseğinden çok kötü kırılmıştı. İyileşip de bir daha asla futbol oynayamayacağı korkusu yatıştıktan sonra sakatlığını neredeyse unuttu. Sol kolu, sağından bir parça kısa kalmıştı. Ayaktayken ya da otururken, elinin ayası bedeniyle dik bir açı yapacak biçimde ayrık dururdu. Ama o top oynayabildiği sürece bunlara hiç aldırış etmezdi.

İlk paragraftan başka, kitabın abaşında yer alın bir alıntı ve Lee’nin kendisinin yazdığı önsöz de kayda değer:

“Sanırım avukatlar da bir zamanlar çocuktu…”

Önsöz:

Bülbülü Öldürmek’te giriş bölümü yok çok şükür. Bir okur olarak giriş bölümlerinden nefret ederim. Bana göre, önsözler ancak, yazarın ölümünden ve eserin yayımlanmasından çok uzun yıllar sonra yeniden basılan romanlara yakışır. Her ne kadar bülbülü Öldürmek yazılalı çok zaman geçmiş olsa da, 51 yıldır baskısı hiç tükenmedi ve geçen yıllar içinde çok sessiz kalmış olsam bile, ben de henüz hayattayım. Önsözler kitaptan zevk almayı engeller, beklentinin heyecanını öldürür, insanı hayal kırıklığına uğratır. Önsözlerin tek iyi yanı, bazı durumlarda romanın yaratacağı şoku ertelemesidir. Bülbülü Öldürmek anlatması gereken şeyleri hala tek başına anlatıyor; yıllardır herhangi bir başlangıca ihyiyaç duymadan yaşamayı da başardı.

Harper Lee.

Not: Anlatması gereken şeyleri HALA tek başına anlatması iyi bir şey mi yoksa kötü mü karar veremedim. Okuduktan sonra umarım. Olmadı karar sarkacına danışırım. O beni benden daha iyi tanıyor gibi, şimdilik…

Yazar Üzerine:

Harper Lee, 1926 yılında Monroeville, Alabama’da doğdu. Huntingdon Koleji ve Alabama Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Bir kaç kısa öykü yazdıktan sonra ilk ve tek romanı olan Bülbülü Öldürmek’i kaleme aldı.

Reklamlar