Etiketler

, , , , ,

101 Kitap okuma projesine utana sıkıla kaldığım yerden değil de bir adım ötesinden George Orwell’in 1984’ü ile geri dönüyorum. Kitap Türkiye’de ikinci defa Kelebek Yayınları tarafından 1983 yılının Şubat ayında basıldığında okumuş ve 1984 yılında çevrilen filmini 1985’te, sanırım o zamanlar ancak vizyona giriyordu, Harbiye Konak sinemasında izlemiştim.

1984

Bu arada kitabın Türkiye’deki ilk basımı 1958 yılında Işık Kitapları tarafından 258 sayfa olarak yapılmış, gitti gidiyor sitesinde satışta, meraklılarına duyurulur.

Kitabın telifi daha sonra 1984 yılında Can Yayınları’na geçmiş. Bugün elimde bulunan baskı da bu yayınevine ait.

Kitabın adı: 1984

Yazarı: George Orwell

Çevirmen: Celal Üster

Baskı: 33. Baskı Ocak 2012

Yayınevi: Can Yayınları

Kitabın ilk basım yılı: 1949

George Orwell, 1903 yılında Hindistan’ın Bengal eyaletinde dünyaya gelir. Ailesiyle İngiltere’ye döndükten sonra öğrenimini Eton College’de tamamlar. Gerçek adı Eric Arthur’dur. 1922-27 yılları arasında Hindistan’da polislik yapar. Hatta polis şefidir. İmparatorluk yönetiminin iç yüzünü anlayınca istifa eder. Yazmış olduğu bu son kitabı da hem Bilim Kurgu türünün klasik örneklerinden hem de modern dünyayı protesto eden bir romandır.

Sayfa sayısı: 350

Arka kapak tanıtımı:

XX. yüzyıl edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan George Orwell, her yapıtında kendi evrenini yeniden kurarak, okurlara benzersiz bir bakış açıcı sunar.

“Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. […] Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı, çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.”

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kabus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgahlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ün Türkçesini ilk kez, rastlantı sonucu değil bilinçli bir tercihle, 1984’te yayımlayan Can Yayınları, bu “bütün zamanların kitabını” yeniden, bu kez Celal Üster’in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.

İlk paragraf:

Pırıl pırıl bir nisan günüydü; saatler on üçü vuruyordu. Dondurucu rüzgardan korunmak için çenesini göğsüne gömmüş olan Winston Smith, bir toz burgacının da kendisiyle birlikte içeri dalmasını önleyecek kadar hızlı olmasa da, Zafer Konutları’nın cam kapılarından çabucak içeri süzüldü.

Reklamlar