Etiketler

, ,

Image

Bazen diyorum ne kadar iyi niyetlerle güne başlasam da sonu hüsranla bitiyor. Sabahın altısından bu yana evde sessiz bir telaş vardı. Hala da bitmiş değil. İyi niyet, George Orwell’in 1984’ü hakkında düşündüklerimi yazmak üzerineydi ancak önce elimdeki kitabı bitireyim, sonra başka bir kitaba daha bir göz atayım, gazetede ne varmış, twitter’da ne demişler, ay çok acıktım arada bir şeyler atıştırayım, kahve içmeden olmaz, tüh çiçekler sulanacaktı, kedilerin kumu temizlenecekti, bilgisayarı açmışken şu çöplüğü biraz azaltayım, çünkü ne bulduysam download ettiğimden performans oldukça düşmüş, Kurt Vonegut geçenlerde öykü yazanlara tavsiyeler verdiydi ne dediydi yahu, bağlantıyı nereye kaydetmiştim, bu aralar tedtalk’ta ne var acaba vs derken bir de baktım ki kalan zamanıma 1984 gibi bir kitabı sığdıramayacağım. 

Halbuki başta yazdığım gibi ne iyi niyetlerle kalkmıştım. Güya bugünü kafamda öyle mükemmel organize etmiştim ki Tanpınar’ın elinden çıkma ayarlı saat gibi tıkır tıkır gidecekti. 

Bu günlüğe “bugün tüm planladıklarımı yaptım, mutluyum” cümlesini ne zaman yazabilirim?

Aslında bu cümleyi yazsam o zaman da günlük tutmaya gerek kalmayacak, belki de… Ağlanıp, sızlanacak neden olmayacak… Ağlanıp, sızlanmak yaşamakla, varoluşumla eş değermiş gibi.

Ürktüm bir an.

Reklamlar