Etiketler

, , , , , , , , , , , , ,

Can sıkıntısı üzerine ne kadar yazılsa az gelir. Herkesin sıkıntısı kendine özeldir ya işte ondan. Her şeyim özgün benim, özgün insanım vesselam, sıkıntım bile dedirtecek cinstendir.

Peki, bu can nasıl sıkılır, kaç devirde sıkılır, kim/ne sıkar, sıkınca ortaya ne çıkar?

İlk soruların cevabını veremem ama ortaya ne çıkar onu söyleyebilirim. Depresyon öncesi, bir takım ezik zamanlardan geçiyor olma hissiyatı.

Öyleyse bu hissiyat durumlarında ne olur?

Elindeki bezi buzdolabına, yemeğin artığını çamaşır makinesine kaldırırsın. Beş ayrı kitaba birden başlar, hiç birinde ikinci sayfadan öteye geçemezsin. Koltuğa oturur tavana bakarsın, sonra birden aklına kahve içmek gelir, hışımla ayağa kalkar mutfağa gidersin. Heyhat, bir anda kendini hiç kullanılmamış, gıcır bir hafızayla bulur, neden o mekanda bulunduğunu, ne zaman geldiğini çözümleyemezsin. Bir müddet dolanır durur, kendisine tembih edileni hatırlayan kaybolmuş 3-yaş-çocuk misali başlangıç noktasına, ki burada koltuk olur, geri döner, oturur ve beklersin.

Neyi?

Godot’yu…

Ezik zamanlar için strateji geliştirmek son zamanlarda oldukça gündemimde. Yanlış anlaşılmasın ihtiyacım olduğundan değil, birinin işine vs yarar, sevaptır şeklinde…

Öncelikle yanlış bilinenlere değinmek yerinde olur.

1- Ezik zamanlardan kurtulmanın en iyi yolu kendini işe vermek kesinlikle değildir. Hatta daha beter olur. Yapılan işi kimse çözemez. Kişi iki kat yorulur. Bir yandan çamaşır makinesi tarafından 1000 devirde sıkılan kot pantolonun kendi çapında açılıp düzelmeye çalışması gibi gerçek dışı bir şeydir. Böyle zamanlarda hiç bir şey yapılmaz. Tembellik ilaçtır.

2- Ezik zamanlarda dışarı çıkıp bir hava almak kesinlikle iyi gelmez. 1000 devirde sıkılan kot pantolonu düşünün, hadi diyelim sıkma programı henüz bitmeden, dış bir güç tarafından kazandan dışarı fırlatıldı. Ne olur? Onca kütlesiyle sersemleyerek yere düşer. Kot pantolonla özdeşleşemeyenler için hızla giden trenden yere atlayan delikanlıyı öneririm.

3- Bir suya gir, banyoyu doldur kesinlikle rahatlamazsın. Üstelik çok tehlikelidir. Nefes tutma alıştırmalarını akla getirir. Suyun tedavi edici özelliklerini bilmez değilim. Ama balığa evrilip bundan böyle suda yaşama kararı almadıkça su tedavisi yaz meltemidir. Geldiği hızla geçiverir. Yine kot pantolon örneğinden gidersek, 1000 devirde sıkılırken makinenin deterjan gözünden 1 kova su dökelim. Bakalım ne olur? Ortaya çıkan gürültü cabası, pantolon biraz gevşer ama sıkma programının süresi uzar.

4- Alışveriş yapmak keyfini yerine kesinlikle getirmez. Sıkma programını uzatır.

5- Arkadaşlarla yemeğe çıkmak ya da evde atıştırmak kesinlikle çare olmaz. Sıkma programını uzatır.

Bu bir kaç önemli yanlış bilinen gerçeği sıraladıktan sonra ne yapılabilir bir de ondan bahsedeyim:

Orta yaşlar için tavsiyem, makinenin sıkma programı bitene kadar Mamma Mia filmini alın ve baştan sona izleyin. Gençler için şaşmaz değer Pretty Woman. Ya da her ikisi.

Yeterli gelmedi mi? Uzun süreli programda mısınız?

O zaman, baştan sona Friends 10 sezon öneririm. Sabahtan oturun, gözleriniz kapanıp kanepede sızana kadar ısrarla seyredin. Bu konuda ısrar en önemli unsurdur.

Yine mi olmadı. Tambur çok derin o zaman. Dibini bulana kadar çırpınmaya son verin ki, bacaklarınızda (kot pantolon) en güçlü kolanı vurup size yüzeye çıkarabilme gücü kalsın.

Dün akşam Yalan Dünya’nın zamanında bakamadığım, biz Türkler ve Fransızlar televizyona bakarız, İngiliz ve Amerikalılar seyreder/izler, Almanlar ve Ruslar ne yapar onu bilemiyorum, 3 bölümünü ardı ardına seyrettim. Ne yalan söyleyeyim hiç fena gelmedi. Özellikle fazla kirlenmemiş çamaşırlar için 30 dakikalık program kuruluysa tavsiye ederim.

Reklamlar