Etiketler

, , , , , , ,

Taktın sen şu kitaba diyeceksiniz. Haklısınız. Taktım.

Birinci cilt bitti. Bu arada, kıza sinir oldum, onu söyleyeyim. Bu da işin erbabından tabii, yani yazılışından, öyle olacak ki bir an evvel ikinci cilde başlansın. Velhasıl, akşam oldu. Gün battı. Araya yemek, kek vs girince, mutfakta oyalanırken aklıma aniden Beatles’ın şarkısı geldi. Önce melodiyi mırıldandım. Sözlerini bir türlü hatırlayamadım.

Neydi, nasıldı yahu?

Mırıldanıyorum;
Hey you, don’t make me cry…

Yuh, …
Jude olacak Jude.

Aramızda böyle sevimli konuşmalar geçerken, neden dedim, kendi kendime, neden bu şarkı aklıma aniden düşüverdi?

Beatles ile ilgili hiç bir konuşma, hiç bir ses duymadığım halde. İyice meraklandım tabii… Hani zihin, bellek, vs, gibi işlerle de pek ilgiliyim ya… Geldim bilgisayarın başına internetten şarkı sözlerini arattım. İşte o zaman anladım ki, bu Jude bizim 50 Shades. Tıpkısının aynısı.

Şaşırmasına şaşırdım yalnız, çünkü şarkı sözlerini algılayabilen biri değilim, hiç olmadım. Ne İngilizce, ne Fransızca, ne Türkçe… Şarkıları dinlerim, hatta karaoke yapar ezberden söylerim, ancak neden bahsediyor deseniz haberim yoktur. Aşk mı, ayrılık mı, ihtiras mı, şiddet mi? Kesinlikle söyleyemem. Tıpkı bazen yaptığım konsekütif çevirilerde neden bahsedildiğinden haberimin olmaması gibi… Motora takmak tabiri işte bu olsa gerek.

Demek zihin benden gizli kaydedermiş her şeyi. Bilinç altı dedikleri ardiye odası bu şekilde doluyor olmalı, inanasım geldi.

Buluşumla öylesine gururlandım ki, şarkı sözlerini Türkçeleştireyim, sevincimi herkesle paylaşayım istedim.

50 Shades’i okuyanlar karar versin. Haksız mıyım? James, bence bu kitabı bu şarkıdan yola çıkarak yazmamış mı? Zaten, her ikisi de, James ve Beatles, İngiliz değil mi?

Hey Christian, işin suyunu çıkarma,
Çok istiyorsan,
Çal şuradan bir arabesk şarkı, kendine gel.
Kıza da kalbinde bir yer açmayı unutma ki,
İşleri yoluna koymaya başlayabilesin.

Hey! Christian, korkma oğlum,
Çık dışarı, kızı geri getir.
Bak, bence aynı hamurdansınız.
Bırak kız kanına girsin ki,
İşleri yoluna koyasın.

Acıyı her hissettiğinde, bana bak Christian,
Dünyayı sırtlanıp, omuzlarımda taşıyayım deme,
Serin oynayayayım, biraz kızgınlık azalsın,
ortalık soğusun diyorsan, bu iş deli işi bilesin.

Bana bak Christian, beni hayal kırıklığına uğratma,
Buldun işte kızı daha ne istiyorsun?
Git geri getir.
Kıza da kalbinde bir yer açmayı unutma ki,
İşleri yoluna koyasın.

Bırak girsin bırak çıksın, Christian, yeter ki başla,
Bunca zaman birlikte oynayalım diye birini beklemedin mi?
Bilmiyor musun ki bunların sorumlusu sensin,
Bana bak Christian, bunu ancak sen yapacaksın,
Sana gerekli olan şey omuzlarında bekliyor.

Hey Christian, işin suyunu çıkarma,
Çok istiyorsan,
Çal şuradan bir arabesk şarkı, kendine gel.
Bırak kız kanına girsin ki,
İşleri yoluna koyasın.
Yoluna koyasın. Yoluna koyasın. Yoluna koyasın.

Nananannanana, Hey Christian…

Orjinal şarkı metnini de aşağıda ingilizce bilenlerin değerlendirmesine sunuyorum.

Hey jude, don’t make it bad.
Take a sad song and make it better.
Remember to let her into your heart,
Then you can start to make it better.

Hey jude, don’t be afraid.
You were made to go out and get her.
The minute you let her under your skin,
Then you begin to make it better.

And anytime you feel the pain, hey jude, refrain,
Don’t carry the world upon your shoulders.
For well you know that it’s a fool who plays it cool
By making his world a little colder.

Hey jude, don’t let me down.
You have found her, now go and get her.
Remember to let her into your heart,
Then you can start to make it better.

So let it out and let it in, hey jude, begin,
Youre waiting for someone to perform with.
And don’t you know that it’s just you, hey jude, you’ll do,
The movement you need is on your shoulder.

Hey jude, don’t make it bad.
Take a sad song and make it better.
Remember to let her under your skin,
Then you’ll begin to make it
Better better better better better better, oh.

Na na na na na ,na na na, hey jude…

Reklamlar