Etiketler

, , , , , ,

Bir alışkanlığı elde etmek ne kadar kolaysa, vazgeçmek de o kadar kolaydır yeter ki kişi tembel olsun. Tembel kişi üşenir. Üşendiği için de kimseye, hiç bir nesneye bağımlılık geliştiremez. Aslında onun tek bağımlılığı, biricik alışkanlığı adı üstünde tembelliğidir. Tembel doğar, tembel ölür. Hadi ölmesini anladık, doğumu nasıl oluyor derseniz… İleride tembel anılacak kişi ana karnında 9 ay 10 günü uzatmalara bağlamasından anlaşılır.

Hadi diyelim anne biraz sabırsızlandı, tembel kişi, rahimden gelen hadi artık ama sen çok oldun, çok yayıldın yaylan biraz kasılmalarına giderek daha fazla maruz kalır. Rahatı bozulur. Anne karnından dışarı doğru bir adım atmak üzere hamle yapmaya kalkışır. Yine de hiç acelesi yoktur. El mecburi zamanında doğacaktır ama annesine günler süren sancılar çektirmesinden karakterini belli eder. Aslında hiç bir şeye acelesi yoktur. Olanlara da pek anlam veremez. En nihayetinde dünya dünya olalı yerinden 1 mm bile oynamamıştır. O halde nedir bu telaş?

Bugün çok üşeniyorum. Tembel olmayanlara anlatayım isterim.

Nasıl tembel olunur? Tembellerin başlıca özellikleri nelerdir? Bir tembele edilecek en iyi küfür hangisidir?

1- Bir şey yapılmadan önce bitmiş hali, faydaları ve sevinci değil yapım sürecinin sancıları göz önüne getirilir. En nihayetinde yaratım sanıcılıdır bunu herkes bilir. Bu sancılar dibine kadar abartılır, gözde büyütülür.

2- Yapılacak iş küçümsenir. Tembel kişi kendini yüceltir. Ne olsa her şey elinde çocuk oyuncağıdır.

3- Havadan sudan bahaneler bulunur. Tembel kişi için moral, ahlaki değerler, psikoloji, inançlar özellikle en batıl olanları çok önemlidir. Bir işin hayırlısıyla yapılabilmesi o anki ruh ve ahlak durumuna, hava koşullarına oldukça bağlıdır. Günden güne çürüyen manevi değerlerden, geri dönüşü olmayan iklim değişikliklerinden söz edilen bir ortamda tembellik kaçınılmaz bir yazgıdır.

4- Tembel kişi kolaylıkla egoist narsist eğilimlere kapılır. Aslında öyle değildir. Kendisiyle karşılıklı sohbete girişildiğinde en idealist, en fedakar fikirleri olduğu görülür. Ancak üşengeçliğinden dolayı, kimse ve hiç bir şey için kılını kıpırdatamadığından sürekli yanlış anlaşılır. Haksız suçlamalara maruz kalır. Dolayısıyla olgunluğa erdikçe konuşmaya bile yeltenmez. En nihayetinde yanlış anlaşılacaktır. Bunu adı gibi bilir.

5- Tembel kişi nereden baksanız iyi bir dinleyicidir. Tartışmaya, karşılıklı fikir alışverişine girmeye üşendiği için fikrini söylemekten ve sonra bu fikri kanıtlamaya mecbur edilmektense baştan hiç bir şey söylememeyi tercih ederek itirazsız kabullenir. Dolayısıyla görünüş itibariyle toplumda yargısız kişi kabul edildiğinden doğal dinleyiciye dönüşür. Çanak tutmaz, çanağın kendisidir. Tembel kişinin ideal meslek alanı psikoloji ve danışmanlıktır. Hatta o kadar tembeldir ki, çoğu zaman kendisine söyleneni dinlemez bile. Bir an gelir uyanır. Bir bakar ki bir ömür anlatılmış. Açığı kapatabilmek ve karşıdakinin konuşmasını daha da körükleyerek uyuklamasına geri dönebilmek için bir iki can alıcı soru sorar.

6- Derslerde not tutar görünmekle birlikte defterine yakından bakılsa ipe sapa gelmez şeyler çiziktirip karaladığı rahatça görülür. Tembelliğin toplumca hoş karşılanmadığını bildiğinden çalışır görünmenin yollarını daha doğar doğmaz öğrenmiştir. Ana karnındayken ayakta uyumanın ilmini yapmıştır.

6- Tembel kişi bir şekilde galeyana gelip başladığı bir işi hevesi geçer geçmez neresinde olduğuna bakmaksızın yarıda, kaldığı yerde, olduğu gibi bırakır. Yarım yaşanmışlıklardan tarifi imkansız bir zevk alır. Bir de tam yaşayabilse kim bilir ne olur diyecekseniz… Hemen cevabını vereyim öyle bir şey olursa depresyona girer, sonu intihara kadar gidebilir. Gücünü eksik olanda bulur.

7- Bir tembel ancak başka bir tembelle evlenirse nikahta söylenen “Allah tamamına erdirsin” lafı küfür olarak algılanmaz.

Reklamlar