Etiketler

, , , , , , , , , , ,

Aramızdaki sessizlik öyle derindi ki, bunda benim de suçum olsa gerek diye düşünmüştüm.

Onun için de, “Rosenberg’lerin durumu ne korkunç değil mi?” demiştim.

Rosenbergler o gece geç saatte elektrikli sandalyede idam edileceklerdi.

Hilda, “Evet” dedi ve ben sonunda bu kızın kalbinde insancıl bir tele dokunduğumu hissettim. Hilda bu Evet’i ancak ikimiz konferans salonunun mezarsı sabah kasvetinde öteki arkadaşları beklerken açıkladı.

“Böyle insanların yaşaması korkunç bir şey.”

Sonra esnedi ve uçuk portakal rengi ağzı geniş karanlığa açıldı. Yüzünün gerisindeki kör mağaraya büyülenmiş gibi baktım. Sonra dudakları birleşti, kımıldadı ve ruh saklandığı yerden konuştu: Öleceklerine öyle seviniyorum ki.”

Reklamlar