Etiketler

, , , , , , , , ,

Picture 723329902

Olacak iş mi, geçen gün posta kutumu temizlerken takip ettiğim bloglardan hiç mi hiç yeni yazı gelmediğini fark ettim. Yılbaşı üstü herkesin işi başından aşkın olmalı. Yok değilmiş, okunmuşları çöpe gönderirken yanlışlıkla spam’a yollamışım, dün sabah keşfettim.

Neyse asıl söyleyeceyim, iki hafta önce on parmak daktilo diyesim var ama biliyorum kalmadı, klavye kursuna başladım. Bütün harfleri bitirmeye ramak kaldı yine de kağnı hızıyla olsun bu sabah bir şeyler yazasım geldi. Dışarıdan nasıl duruyor bilmiyorum ama bu yazı on parmak yazılmaktadır.

On parmaktan beklentilerim ve/veya aklımdan geçenler şunlar:

1- Hatasız kul olmaz ama hatasız harf dizimi olur.

2- Hız, hatasızlıkla birleştiğinde en mükemmel evliliktir.

3- Hayat boyu hep katip olmak istemişimdir.

4- En büyük bunalımlarımdan sevdiğim kitapları bir deftere, PC’lerin icadından sonra word dosyasına yazıp temize çekme projelerimle kurtulmuşumdur. Hiç birini tamamına erdiremediğimi de belirteyim, on parmak klavye bilgisiyle gelecekteki büyük küçük olası bunalımlardan daha hızlı kurtulmayı hedefliyorum. Ne olsa insan ekonomi misali, homo economicus, ritmik buhranlarla ilerler. Bunun daha menopozu var, ölüme doğru yakınlaşmanın bundan böyle bir fantazi olmadığı idrak anı var, ki ne botox ne hücre yenilemesi çözüm değil, ama Kayıp Zamanın İzinde’yi word dosyasına temize çekmenin kesin tedavi olacağı konusunda kesin fikirlerim var. Hatta Fransızca bilmeyenler Fransızca, bilenler İngilizce çeksin, bakalım ne sonuç alacağız.

Hep demişimdir bende bilimsel zeka var ama yanlış yönlendirmeler sonucu değerlendirilemeden harcanıp gidiyor. Tam da bu yüzden bu bloglar iyi bir fırsat. Kalın sağlıcakla…

Reklamlar