Etiketler

, , , ,

M2061M-1016

Bugün benim için hiç de sıradan olmayan bir gün. Öylesine çok çalıştım ki bir kaç gün daha bu şekilde giderse blogun mottosunu değiştirmeyi düşüneceğim. Biraz sonra ev işlerine atılmadan önce, yılbaşı süslemeleri ve ağacı hala duruyor, son bir gazla bir şeyler daha yazmak istedim. Sonra hatırladım ki meşhur yazarlardan bir tanesi, Ernest Hemingway sanırım, yazar tıkanmasını engellemenin yolu günlük yazma seanslarını yazacakların tamamını tüketmeden kapatmaktadır demiş. Boynumuz kıldan ince bir de böyle deneyelim derken buralara yazmak kısmet oldu. İyi de olmuş özlemişim.

Kiki’yi ülkesine yolcu ettikten sonra günler uzamaya başladı. Saçlarım Kerastase şampuan ve bakım kremine geçtikten sonra ipek gibi kaygan oldu. Dokunmaya doyamıyorum. Bu aralar yazmakta olduğum şu bitmeyen romanı yeniden elime aldığımdan tüm yaratıcılığım gündüzden tükenmiş durumda.

Dün Mubi’de Memento filmini seyrettim. Köpek Balığı Metinlerinin yazarı Steven Hall’un kesinlikle bu filmden etkilendiğini düşünüyorum. Etkilenmediyse de tesadüf olayını oldukça hafife alıyor olmalıyım. Belki de, iki zihnin, filmin senaryosunu, Christopher Nolan ve kitabı yazan zihinler, etkilendiği başka bir üçüncü zihin ve/veya nesne vardır. İş keşfetmeye kalmış. Bu arada kitap mı, film mi şeklinde sorarsanız kitap derim. Boynuzun kulağı aşma durumları var ortada. Birbirlerinden haberleri olmasa bile film boynuz çünkü 2000 yılı yapımı, kitapsa 2007.

Daha fazla ovalayıp durmaktansa bu kadarmış diyorum. Bu aralar çok sıkı çalıştığımdan saçmalama hakkımı kullanıp her Fransız vatandaşının sektirmeden bildiği ve mutlaka bir ara tadına bakmış olduğu bazılarınca vazgeçilmez keyif yumuşak karamelli çubuk şeker Carambar’ın ilk tv reklam klibiyle bitiriyorum. Adamın saç taraması, kasıntı halleri, omuz oynatmalar, kesik atmalar falan tanıdık geldi mi? Reklam sektörü o günlerden bu yana bir hayli yol almış, iyi de olmuş.

Daha detaylı, daha keyifli, daha yaratıcı yazabileceğim günlerin umuduyla…

Reklamlar