Etiketler

, , , , , ,

IMG_7725

Gün gelir beklemediğin bir yerde beklemediğin güzellikte bir şey çıkar önüne ya dün öyle bir gündü. Geçen cumadan annemle sözleştik boğaza gidelim diye… Sonra bir gün evvelinden dolu döktürdü. Etraf sel oldu. Sabaha bir şey kalmamıştı ama meteo öğle saatlerinden itibaren tekrar yağmur müjdesi veriyordu. Bir iki kararsızlıktan sonra erimeyeceğimiz inancıyla kendimizi sokağa attık. İkinci köprü yolundan aşağı sahile oradan Paşabahçe’ye kadar uzandık. Eski İskele’nin yanında köhne mi köhne bir çay bahçesine oturduk. Sonradan fark ettim ki tam yanımızda eski iskeleden bozma yepyeni bembeyaz modern anlamda bir cafe varmış. Beni bu eski tarz çay bahçesine çeken girişin sağ yanındaki balık salata fotoğrafları oldu. Çok iştah açıcıydı.

İçeride iki ayrı mekan var. Girişte hemen deniz kenarına kadar uzanan dikdörtgen bir salon ve o salonun sol tarafındaki diğer dikdörtgen kapalı salon. Girişteki tahtadan kare masalar ve etrafında 4 sandalye ile daha geleneksel. İkinci salon manzaralı tabir edilebilecek, kapalı tribün misali daha özel ilişkilere ayrılmış loca felsefesinde bir yer. Karşılıklı ikili kanapeler ve ortasında dikdörtgen bir masa. Genelde çiftler denize dönük kanapeye yan yana oturmuş, içli dışlı konuşmalara müsait. Kanapelerin arkalıkları biraz yüksek arka taraftan bakıldığında çiftlerin ne kadar yakın konuştukları gözükmeyecek belli ki… Havada bir samimiyet, mahremiyet rüzgarı. Biz de annemle en öndeki masanın denize dönük kanapesine yan yana kurulduk,
IMG_7727

Menüdeki tek balık olan Uskumru ızgara siparişini mevsim salatasıyla birlikte verdim. Bir şişe su ve sonra da bir açık çay. Detaylarıyla aktarıyorum çünkü bu leziz menüye verdiğim para 14,5 tl oldu. Bu uskumru son zamanlarda yediğim en güzel pişirilmiş balıklardan biriydi. Dışı kızarmış içi sulu, leziz. Tabakta kırıntı bırakmadan bitirdim. Sonra arabaya bindik tekrar eve döndük. Etraf sessiz sakin. Paşabahçe sanki başka bir mekan, İstanbul’a ait değil. Sayfiye yeri. Bakir kalan bir balıkçı kasabası… Öyle bir hali vardı. Dün. Hava gri. Yağmur çiselerken rüzgarda beyaz dalgalarla kabaran denize kapalının yelken misali çarpan naylon sesi eşlik etti. Sonra teybe bir arabesk koydular. Hüzün vardı.IMG_7726

Delik gökyüzü.IMG_7707İskele meydanı. Yıkılan bir evin iç duvarı.

IMG_7708

Eski Paşabahçe İskele’sinden bozma Cafe. Hani bizim girmediğimiz.

IMG_7710

Dikenli telden karşı kıyılar.IMG_7718

Yan taraf. Belki bizim çay bahçesinin açık yazlık yeri. Belki kapalısı olmayan bir rakip. IMG_7719

Gar binasına benzettiğim eski stil bir bina. Merdiveni güzel. Hava güneşli olsa bütün bu güzellikleri belki de görmeyecektim. Bazen fazla ışık gözlerini kamaştırıyor insanın. Kör oluyorsun.IMG_7724

Reklamlar