Etiketler

, , ,

IMG_6154

Sabah kulaklarımda bir zamanların Peter, Paul & Mary şarkısı “I’m leaving on a Jetplane” ile uyandım. “And I don’t know when I’ll be back again.”

Rüyamda görmüş olmalıyım. Nadir olur ama bu sefer çerçeve neydi hiç hatırlayamadım. Bir kaç uyanma çalışmasından sonra, iki fincan kahve, beyaz peynir ve ceviz, bilgisayarın başına oturdum, şarkıyı buldum, dinledim. Kulaklarımdaki daha iyiymiş, içim bayıldı diyerek kapattım. Şimdi Amy Winehouse eşliğinde yazıyorum, bu da ömrünü doldurdu. Beyonce Single Ladies’i buldum. Sonra da David Guetta F*** Me I’m Famous karışımlarına geçmeyi planlıyorum. Anlaşılan kahve uyanmamı sağlayamadı.

Uyanmak deyince bir süredir kulaklarımda Ayten Alpman’ın Memleketim şarkısıyla kalkıyor, Havasına suyuna taşına toprağına, Bin can  feda bir tek dostuma… derken öğlen zamanına kadar sokaklarda mırıldanıp dolanıyorum. Bu böyle bir gün, iki gün, neredeyse bütün, Eylül ortası gibi başlamıştı, Ekim ayı boyunca sürdü, memleketten kusasım geldi. Bir türlü anlayamadım, bu ne sevdadır? En sonunda bir sabah dışarda işim olmadığından, evde çalışırken keşfettim, yandaki okul zil sesini değiştirmiş, kaç yıllık Romance yerine bu Memleketim melodisini koymuş. O andan sonra kurtuldum, bir daha beynimde çalmaz oldu.

Psikologların tedavi yöntemi de budur derler ya, belgesel seyretmiş gibi anladım, beyni meşgul eden şeyin kökeni bulundu mu hop iyileşiyorsun. Demek zihin çözemediği, anlam veremediği işlere saplantı yapıp takıyor, öyleyse insanın bitmek bilmeyen macerası hayatın anlamını aramak da bu yüzden… Eh daha çok ararız.

Bu sabah kendi açımdan pek bir aydınlatıcı oldu. Neyse ben yine de kuaföre gidip bir balyaj attırayım. Geçen günkü renklendirme pek bir tek düze oldu. Yapaylık yaşamla bağdaşmadı. Bu da garip bir gözlem tek rengin doğal çok rengin yapay olduğu sanılır ya tam tersi. Hayat çok renkli, en baba tekdüze renk, hatta renk bile değil, siyah, o da malumunuz.

Reklamlar